Uluslararası bir mühendis olan dostum Orhan Akalp’ten aldığım mesaj bu cümleyle başlıyordu: Bu Orta Çağ’dır. Ve şöyle devam ediyordu: “TÜBİTAK’ın yaptığı şey, anlamadan bilmeden Hıristiyan kilisesine, Vatikan-Illuminati kavgasına yardım etmektir… İnsanlığın birinci görevi yaşamak ve yaşatmaktır diyen din kitaplarının söylediğini yapmak isteyen, ilim/tıp adamlarının her gün çalışmalarında uyguladığı Darwin’in evrim teorisine saygısızlık, cahillik göstergesidir. Bugün Darwin, her tıp laboratuvarında kanserden, mikrop-bakteri-virüs üzerinde çalışma yapan herkesin, çocuk büyüten anneden, yemek malzemesi alan kadından, ziraatçiye kadar herkesin kullanması gereken, herkesin bilmesi gereken bir düşünce tarzı, bir evren gereğidir. Darwin’siz hücre mutasyonunu anlamak, çare bulmak mümkün değildir. Tam manasıyla Orta Çağ’da yaşıyoruz gibi geldi bana.”

Herkes Darwin teorisine inanmak zorunda değil. İsteyen istediği gibi düşünür ama bu son olayda dehşet verici olan, ülkenin “Bilimler Akademisi” sayılacak olan TÜBİTAK’ın bu sansürü uygulamış olması. Arkadaşım dahil birçok bilim adamı buna isyan ediyor. Batı ülkeleri içinde evrim teorisine en az inanan ikinci ülke ABD. En son sırada ise Türkiye var. National Geographic News’un 2006’nın ağustos ayında yayınladığı istatistiklere göre evrim teorisini kabul etme konusunda İskandinav ülkeleri başı çekiyor. Bu ülkelerde halkın yüzde 80’i evrim teorisini benimsemiş durumda. Bu oran ABD’de yüzde 14’e düşüyor. Amerika’dan bile daha aşağıda olan tek ülke Türkiye. Bunda bir tuhaflık görmüyorum ben. Tuhaf olan TÜBİTAK gibi bir kuruluşun Darwin’i sansürlemesi.

Daha önce birkaç kez değinmiştim. NASA’da Mars projesinin başında olan bilim adamı Şeyh Modibo Diarra, inançlı bir Müslüman olmasına rağmen evrim teorisine inanır. Ona göre bu teori yaratılışı değil, yaratılmış olan evrendeki evrimi anlatır. Yaratılış ise inancın alanına girer. Bu örneği vermekten kastım, dünyada siyah beyaz dışında çeşitli nüansların var olduğunu hatırlatmak.

Tuhaf bir ülkede yaşıyoruz: Devrim sözü suç, evrim sözü suç. Geriye bir tek olduğu yerde saymak kalıyor. Ya da geri gitmek. Bilim adamının ben evrim teorisine inanmıyorum demesi, terzilerin biz bundan sonra kumaş kullanmadan elbise dikeceğiz demesine benziyor.