ABD’nin başkentine Washington demek içimden gelmiyor. Çünkü orası artık bildiğimiz şehir değil. Bush ve arkadaşlarının el koyduğu bir şehir. Bu yüzden de benim için adı Bushington. Yani Bush şehri. ABD başkanlarının oturduğu binanın adı da artık Beyaz Saray değil benim için. Siyah Saray! Çünkü orası artık köleliğe karşı mücadele eden Abraham Lincoln’ün Beyaz Saray’ı değil. Bush’un siyah sarayı. Mihail Gorbaçov “Bu savaş sonunda Bush’a da zarar verebilir” diyor. Bundan eminim ben. Çünkü Bush ve arkadaşları dünyayı tehlikeye atarken, Amerika’ya da büyük zarar veriyorlar. Düşünün: 11 Eylül’den sonra Le Monde gazetesi “Hepimiz Amerikalıyız!” diye manşet atmıştı. İnsafsız bir terörün vurduğu Amerika bütün dünyada derin bir sempati yaratmıştı. Herkes Amerika’yı savunuyor ve İslam kökenli olduğu öne sürülen terörü kınıyordu. Bir de Bush’un Amerika’yı bugün getirdiği duruma bakın. Dünyanın her yerinde yakılan Amerikan bayrakları, ayaklar altında parçalanan Bush kuklaları ve nefret edilen bir ülke. Daha önce de yazmıştım: Bu insafsız savaşa karşı olmayı, Saddam taraftarlığı ya da anti-Amerikancılıkla karıştırmamak gerekiyor. Bağdat’ta sivilleri bombalayanlar Amerikan halkı değil, Bush çetesidir. Bush’un yanında mevzilenmiş olan silah tüccarları, petrol şirketleri ve Enron yetimleridir. Amerikan halkının gerçek temsilcisi ise, esir düşmüş oğlunu televizyonda görerek içi parçalanan ve gözyaşları arasında “Bu savaş dursun!” diyen Amerikalı annedir. Bu annelerin temsil ettiği gerçek Amerika, Bush ve arkadaşlarından mutlaka soracaktır bunun hesabını. Senatör Robert Byrd bombalama başlamadan önce soruyordu: “Irak Amerika’ya yakın bir tehdit oluşturuyor diyorsunuz. Bunu açıklayın. Irak Amerika’yı nasıl tehdit ediyor? Okyanus ötesinden bir füze mi atmasını bekliyorsunuz?” Bushington durdurulmalı. Bushington dünyayı ateşe atıyor. Bushington ateşle oynuyor. El Cezire televizyonunda katliamı seyreden Arap alemiyle Batı arasında, belki de çok uzun yıllar sürecek bir kan davası başlatılıyor. Normal insanları bile teröre başvuracak ya da teröristleri haklı görecek bir ruh durumuna sokuyor. Bushington Papa’yı bile kaygılandırıyor. “Dünyamızın geleceği tehlikede” dedirtiyor. Bushington mutlaka durdurulmalı.