Galiba Enver Paşa gündemden hiç düşmeyecek. Kimsenin, rahmetli paşaya özel bir düşmanlığı yok ama “Enver Paşa” adı, bir ülke yönetim biçimini, bir karar alma modelini simgeliyor.İşte bu model yüzünden, birçok tarihi şahsiyet, belleklerimizden silinip giderken, Enver Paşa atının üzerinde, Kayzer Wilhelm bıyıklarını daha da sivrilten mağrur edasıyla gözümüzün önüne geliveriyor.Abdülhamid ne kadar tedbir düşkünü ise Enver Paşa da o kadar gözü pek ve atılgan.Mustafa Kemal Paşa ne kadar soğukkanlı ve öngörülü ise, Enver Paşa da o kadar heyecanlı ve telaşlı.Büyük düşler kuran bu padişah damadı, isabetsiz kararları ve Mehmet’lerin canını kolayca ortaya sürmesi yüzünden, büyük bir imparatorluğun sonunu getirdi.Abdülhamid sürgünde “Bunlar Selanik’! vererek kurtulacaklarını zannediyorlar. Oysa Selanik giderse Osmanlı da elden gider” diyordu.Enver Paşa bunu anlamadı.Osmanlı yetkilileri Goben ve Breslau zırhlılarının ateş açmamasına çok özen gösteriyorlardı.Enver Paşa ise gemi komutanına gizli bir talimat gönderip, harbe karışmalarını sağladı. (Bunun belgesi yakında Kemal Anadol’un yayınlayacağı bir kitapta açıklanacak.)Almanların “Enverland” dolduruşuna gelip, Alman çıkarlarına hizmet etti.Hiçbir uyarıyı dinlemeden, on binlerce askeri Sarıkamış dağlarında tüfek bile patlatamadan soğuktan, bitten, tifüsten ölüme mahkûm etti.Şimdi yine ortalıkta “Enverlik” belirtileri görülüyor.Irak savaşı öncesinde Ankara’da Enver Paşa’nın hayaleti dolaşmakta.Birinci Enver çılgınlığı, bir imparatorluk yitirmeyle sonuçlanmıştı.İkinci Enver çılgınlığı acaba nelere yok açacak?Karl Marx der ki; “Tarihte her şey iki kere olur. Birincide trajedi, ikincide fars (komedi) olarak.”Acaba traji-komedinin hangi noktasındayız?