Dünya Değişirken – Zülfü Livaneli
Haberi dünkü gazetelerde okudum: Ünlü romancı ve Brüksel’deki Kırgızistan Büyükelçisi Cengiz Aytmatov, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için aday oluyordu.
Gerçi bu işi Butros Gali‘den çok daha iyi yapacağına kuşkum yoktu ama gene de şaşırdım.
Çünkü bir hafta önce Paris’te beraberdik. Benim Paris seyahatim ve UNESCO Genel Direktörü Federico Mayor ile buluşmam, onun da Brüksel’den Paris’e gelmesi için bir vesile oluşturmuştu.
Böylece iki işi bir arada çıkarmış ve Issık Göl forumunun onuncu yıl toplantısı için hazırlık çalışmalarımızı yapmıştık.
Cengiz’le iki gün boyuca beraber olduk, Londra’da bulunan Aylin’in yardımıyla kızı Şirin’in İngiltere’de yazılacağı üniversiteyi araştırdık, yeni kitabından politikaya kadar her konuya değindik ama Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği meselesi hiç açılmadı.
Hatta tam tersine Mihail Gorbaçov‘un bu makamı istediği konuşuldu.
Gorbaçov‘un gönderdiği temsilci Rüstem Khairov, onun Rusya’daki başkanlık seçimlerine katılmayacağını, ortalığı biraz kızıştırmak ve Yeltsin’i zorlamak için böyle davrandığını, gönlünde yatan aslanın Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği olduğunu anlatmıştı.
Bence de Gorbaçov gibi bir manevi otorite için çok uygun bir görevdi bu.
***
Aytmatov’un adaylığı ne derece ciddi bilemem ama gene de acaba ünlü romancı bu işi yapmak için gerekli donanıma sahip mi diye düşünmeden edemedim.
Aslında Gorbaçov da Aytmatov da bir Batı dili bilmiyor. Gorbaçov sadece Rusça konuşuyor, Cengiz de Kırgızca, Rusça ve son yıllarda karşılıklı konuşmalarla geliştirdiğimiz kırık bir Türkçe.
Aslında Rusça dünyanın en yaygın dillerinden birisi ama ilk bakışta İngilizce ya da Fransızca bilmeyen bir Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri garip geliyor doğrusu.
Ne var ki kişilik, dil bilmekten daha önemli. Yabancı dil bilmeyen Gorbaçov‘la Reagan ve Bush, silahsızlanma görüşmelerini yürütmediler mi?
Çevreleri müthiş çevirmenlerle doluyken, kendilerinin iyi derecede dil konuşmalarına ihtiyaç yok.
San Francisco toplantılarında tanıştığım, eski Hollanda Başbakanı Ruud Lubbers de gayet kötü bir İngilizce konuşuyordu ama hatırlayacağınız gibi NATO Genel Sekreterliği’ni, Amerika’nın karşı çıkmasıyla kıl payı kaçırdı.
***
Cengiz Aytmatov Müslüman dünyanın desteğini alabilir. Türki cumhuriyetler ve eski Sovyet bloku ülkeleri de romancıyı destekleyebilirler. UNESCO Genel Direktörü Mayor‘la olan yakın ilişkisi çok işine yarayabilir ve hem uluslararası alanda hem de İspanya ve Latin Amerika ülkelerinde büyük destek sağlayabilir.
Tabii Türkiye’nin de bu konuda aktif davranması gerekli.
***
Bir ara Aytmatov‘un Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı söz konusuydu. İstemedi ve yerine Askar Akayev‘i seçtirdi.
Dışişleri Bakanı, dostumuz Rosa Otunbayeva da onun desteğiyle bu göreve gelen yardımcılarından birisi.
***
Aytmatov’un önerisiyle, bu yıl yapılacak olan Issık Göl toplantısında Orta Asya Türki cumhuriyetleri model olarak alındı. Rusya, Çin, İran ve Türkiye nüfuz bölgesinde kalan bu ülkelerdeki gelişmeler, “Barış Kültürü” programının uygulama alanı olarak seçildi.
Eğer “Çingiz aga” Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olursa Türk kültürü, dünyada azımsanmayacak bir yere sahip olacak ve vitrine çıkacak.
Umarım gerçekleşir!
