Resme bakıyorum: Güzel bir genç kız, yanında temiz yüzlü bir delikanlı.Birbirlerine sarılmışlar, kızın başı hafifçe delikanlının omzuna yaslanmış. Bir mutluluk fotoğrafı bu.Dünyanın hangi gazetesinde yayınlasanız, insanlarda iyi, hoş, sıcak duygular uyandırır.Ama gerçeği bilmemek şartıyla. Çünkü gerçek korkunç!O delikanlı, sarıldığı kızın başını kesmiş, o güzel başı gövdesinden ayırmış ve bir poşete koyup çöpe atmış.Hem de bu işi arkadaşlarının yardımıyla yapmış.Şimdi herkes bu vahşi cinayeti işleyenlerin niye yakalanmadığını soruyor haklı olarak.Ama bundan daha önemli bir soru var.Bizim toplumumuz, neden son yıllarda birbiri ardına böyle vahşi katiller çıkarıyor ortaya?O temiz yüzlü, iyi aile çocuğunu nasıl sevgilisinin kafasını kesen bir canavara dönüştürüyor?Bu topluma ne oldu, ne olmakta?Kundaktaki bebeklere tecavüz edenler, annesinin başını kesenler, nişan evini basıp kırk dört akrabayı kurşuna dizenler, on üç yaşındaki kızın toplu halde ırzına geçenler, trafik kavgasında gözünü kırpmadan adam öldürenler… Daha fazla saymayayım çünkü gününüz zehir olur.Ama siz de benim gibi biliyorsunuz ki bu toplum ağır bir hastalık geçirmekte.Ancak cinnet olarak nitelendirilecek bir kan tutmasına uğramışçasına, birbiri ardından insanın kanını donduracak cinayetler işleniyor.Bu nedir biliyor musunuz?Bir değerler krizidir, bir ahlak krizidir, toplumsal bir cinnettir ve ekonomik krizden çok daha önemli bir şeydir.Ekranların her gün cinayet ve kan dökme sahneleri yayınladığı, katillere övgü düzdüğü bir ortamın sonucudur bu.Hatırlarsanız 1995 yılında şiddete karşı bir kampanya yapmış ve bir ayda dört yüz bin imza imza toplamıştık.Bunları dönemin cumhurbaşkanına, hükümetine ve RTÜK yönetimine teslim etmiştik.Hiçbir şey olmadı.Birkaç yıl önce TBMM’de “Gençlik ve artan şiddet” konusunda bir genel görüşme açılmasını talebinde bulunmuştuk.Bu önergemiz doğrultusunda bir araştırma komisyonu kurulmuş ve çeşitli çalışmalar yapılmıştı.Sonuçta bu da işe yaramadı.Yazıyorsunuz olmuyor, Meclis’te çırpınıyorsunuz olmuyor, UNESCO’yu devreye sokuyorsunuz olmuyor, kitap yazıp film yapıyorsunuz olmuyor.Peki bu iş nasıl olacak?Bu toplum şiddetten nasıl arınacak?Her kurban bayramını kan şölenine çevirmekten, dizilerde sert bakışlı katilleri yüceltmekten, kopan kafaları, oyulan gözleri göstermekten ne zaman vazgeçecek?Lisede her beş çocuktan birinin bıçak taşıdığı, ortaokul öğrencilerinin okul tuvaletinde kızlara tecavüz ettiği bir ortamda çocuklarımızı nasıl koruyacağız?Anneler, babalar, ne diyorsunuz?
