The New York Times Gazetesi’nin dünkü sayısında, Da Vinci Şifresi’yle ilgili geniş bir makale yayınlandı. Bu dini gerilim romanı üç yıl önce yayınlanmış ve o günden bu yana 40 milyon adet satılmış. Kitap dünyanın her köşesinde büyük bir ilgi görüyor. Şimdi Tom Hanks’in başrolünü oynadığı filmi de ortalığa çıkmak üzere. Ama tam bu sırada çok satan kitap nazara geliyor: İki İngiliz yazar, Dan Brown’ın Da Vinci Şifresi adlı kitabını, daha önce yayınlanmış olan kendi kitaplarından çaldığını öne sürerek mahkemeye başvuruyorlar. 1982’de yayınlanan kitaplarının başlığı: Kutsal Kan, Kutsal Kâse”. Kitap başlangıçta pek ilgi görmemiş ama dava açıldığından bu yana o da çok satanlar arasına girmiş. “Kutsal Kan Kutsal Kâse” kitabı da Hıristiyanlar arasında çok ilgi gören ama din adamlarınca reddedilen bir söylenceyi araştırıyor. Bu söylenceye göre Hazreti İsa, Maria Magdalena ile evlenmiş, ondan bir çocuğu olmuş ve bu ailenin nesilleri bugüne kadar sürüp gitmiş. Yani şu anda aramızda Hazreti İsa’nın torunları dolaşıyor. Bu konuda o kadar çok makale ve kitap yazıldı, o kadar çok film çekildi ki insan şaşırmadan edemiyor. Nedir bu söylenceyi bu kadar önemli kılan? Acaba Hazreti İsa’yı çoluk çocuğa karışmış bir insan olarak tasvir etmek, onun Allah’ın oğlu olduğu iddiasını çürüteceği için mi bu kadar üstünde duruluyor? Öyle ya; İsa Allah’ın oğlu olursa, aramızda yaşayan torunları; mesela Fransa’daki bir eczacı ya da Lübnan’daki bir kuyumcu da Allah’ın torunu mu sayılacak? Biliyorsunuz, çarmıha gerildikten sonra hiç kimse Hazreti İsa’nın Allah olduğunu iddia etmiyordu. Bu karar yüzyıllar sonra bizim bugünkü İznik’te toplanan konsül tarafından alındı ve İsa tanrı ilan edildi. Hatta yeni bulunan belgeler o dönemlerde Hazreti Yahya’nın, Hazreti İsa’dan çok daha önemli ve üstün bir peygamber olarak algılandığını kanıtlıyor. İsa’nın Yahya’ya giderek vaftiz olması da bunun bir göstergesi. Neyse; bu din konuları insanların çenesini çok yoruyor. Dan Brown’ın 40 milyon kitap satması da bunun göstergesi. Eğer İngiliz yazarlar davayı kazanırsa Herhalde Brown’ın dini hurafeleri biraz daha kurcalaması ve yeni masallar üretmesi gerekecek. Çünkü nasıl olsa insanlığa kutsal kitapları okumak yetmiyor, ille hurafelere de ihtiyaç duyuyorlar.