Eflatun devrinden beri demokrasi üzerine öyle çok şey söylenmiş, öyle çok tartışılmış ki insan bunları hatırlayınca şaşırıyor. Bugünlerde Türkiye’de en çok tartışılan kavramın “demokrasi” oluşu da ayrı bir şaşkınlık konusu. Bakın Amerikan demokrasisinin ünlü kurucuları bu konuda neler söylemiş:
“Özgür bir devlet öyle komplike bir makinedir ki onun zembereklerinin, çarklarının, ağırlıklarının güzel ve tam uyum içerisine sokulmasını çağımızın artistleri iyi anlayamadılar ama halk onlardan da daha az anladı.” John Adams’dan, Thomas Jefferson’a mektup, 19 Mayıs 1921.
“Özgür bir ülkede her birey kendi görüşünü açıklama hakkına; diğerleri de onu dinlememe hakkına sahiptir.” Norman Collie
“Bir demokraside birey, sadece en yüksek güce değil, aynı zamanda en yüksek sorumluluğa da sahiptir.” Norman Cousins
“Bir demokrasiyi asla bir devrim yaparak kuramazsın. Devrim yapman için önce demokrasiyi kurman gerekir.” Gilbert K. Chesterton
“Demokrasi öyle bir yönetme biçimidir ki her bireye kendine zulmetme hakkını verir.” James Russel Lowell
Bunlar yabancıların sözleri. Bizim demokrasimizin elbette ayrı özellikleri var. Bakın bu özelliği Harvard Üniversitesi’nde bu konulara kafa yoran dostum Ali Rıza Bozkurt nasıl bir özdeyişle belirtiyor: “Demokrasi öyle bir yönetim biçimidir ki, sıradan yurttaşını, seçimle iş başına gelenlerden korur.”
