Hem Türkiye’de hem de dünyada taraf olarak yazılan kitapları ve yazıları beğenmem. Militanca yaklaşımlar, bağlılıklar, bir tezi ya da bir tarafı körü körüne savunma metinleri bende ister istemez bir direnç yaratır. Çünkü zaten yazarın ne demek istediği, masanın başına hangi niyetle oturduğu bellidir. Çok tartışılan konularda bu iş daha da belirginleşir. Her ülkenin, her görüşün, her hükümetin, her partinin amigoluğunu yapan yazarlar, tarihçiler, hatta bilim adamları görülür. Son yıllarda çok tartışılan 1915 Ermeni olaylarıyla ilgili olarak da dünyada birçok yayın var. Bunların çoğu ya bir tarafın ya da öteki tarafın tezini haklı çıkarmak üzere kaleme alınmış, deyim yerindeyse militan metinler.
Şimdi elimde tuttuğum kitap ise hiçbir önyargı taşımadan, bütün mevcut kaynakları tarayarak, 1915’te gerçekten neler olup bittiğini araştıran, yazdıklarını belgelere dayandıran bir saygın çalışma. Amerikalı tarihçi Günter Lewy tarafından kaleme alınmış ve 2005 yılında Utah Üniversitesi tarafından yayınlanmış. Kitabın adı: “The Armenian Massacres in Ottoman Turkey” (Osmanlı Türkiye’sinde Ermeni Katliamı) (The University of Utah Press). Kitabın alt başlığı ise “soykırım” tezinin tartışmalı olduğunu belirtiyor. Ne yazık ki henüz Türkçesi yok; umarım yakında çevrilir. Lewy, son yıllarda her tartışmayı tıkayan “soykırım” kelimesine takılmadan, o yıllarda gerçekten ne olup bittiğini araştırmaya çalışıyor. Çünkü bildiğiniz gibi Ermeni çevrelerinin kabul ettirmeye çalıştığı tez, bu işin “20. yüzyılın ilk soykırımı” olduğu. Hatta Hitler’in, Yahudi soykırımında bunu model aldığı ve “Şimdi Ermeniler’i hatırlayan var mı?” dediği öne sürülüyor. Buna karşılık Türk tarafının görüşü; savaş şartları içinde düşmanla iş birliği yapan Ermenilerle girişilen bir “mukatele” yani “karşılıklı katliam” olduğu tezine dayanıyor. Günter Lewy, mevcut bütün belgeleri araştırarak, doğrulanabilen kaynaklara göre bu soruya cevap arıyor ve sonunda Hitler’in sözü gibi birçok iddianın temelsiz olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca o yıllardaki Amerikan Büyükelçisi Morgenthau’nun bu konuda yazdığı kitaptaki mantık hatalarını ortaya koyuyor. Savaştan önceki Ermeni nüfusu ve tehcir sonunda ölenlerle ilgili birbirinden çok değişik sayıları karşılaştırıyor. Kısacası, ciddi bir tarihçinin yapması gereken tarafsız, belgeye dayalı, ciddi bir çalışmayı ortaya koyuyor. Amerika’daki Ermeniler’in, Lewy’nin bu kitabına karşı çıktığını duydum. Ama tarih ancak böyle tarafsız bilim adamları sayesinde aydınlanabilir değil mi!
