CHP kurultayı dolayısıyla tekrar gündeme
gelen bir konu var: Parti örgütleri ve dele-
ge saltanatı.
Zaten hiç bir zaman gündemden inmemiş
ti ki diyeceksiniz, haklısınız.
Türkiye'yi yönetmek iddiasıyla ortaya çı-
kan partiler esas büyük mücadeleyi kendi iç
lerinde veriyorlar.
Zaman zaman delegelerle, kamuoyu ara-
sında çelişki doğuyor. Bu durumda parti yö-
neticileri seçimlerini delege lehinde gerçekleş
tiriyorlar. Çünkü kısa dönemde delege ile iyi
geçinmek. Türk halkına sempatik görün
mekten daha önemli hale geliyor.
SHP kurultaylarındaki delege çekişmeleri-
ni hepimiz yaşadık. Bir takım Anadolu dele-
geleri Ankara'ya getirilip beş yıldızlı otellerde
ağırlandılar. Ve kendilerine VIP muamelesi
yapıldı.
CHP kurultayı dolayısıyla bir kez daha,
belediye olanaklarının delegeleri etkilemek
için kullanıldığı savlarını duymaktayız.
Bu durum kaçınılmazdır.
Eğer delegenin oyu, partinin ve dolayısıy-
la ülkenin kaderini tayin edecek kadar önem-
liyse ve belediyelerin elinde onlara sunulacak
bir takım imkanlar mevcutsa durum açık de
mektir.
Ölüm kalım mücadelesine girmiş olan par-
ti içi gruplardan kimin elinde olanak varsa,
sonuna kadar kullanacaktır.
Parti içi mücadelelerin kamuoyuna yansı-
yan yönü, üst düzey analizlerle ve geleceğe
dönük planlarla doludur.
Bol bol "vizyon" geliştirilir, yeni bir Türki-
ye modeli çizilir.
Ama parti örgütlerine sökmez bunlar.
Her delegenin tek tek gururunun okşan-
ması, önemli adam olduğunun hissettirilmesi
ve bir takım somut sözler verilmesi gerekir.
Böylece halkla, lider arasına girmiş olur
delege.
Demokrasinin başlangıç ilkesi olan "fo-
rum" anlayışı ortadan kalkar ve yerini ke-
mikleşmiş bir delege dalkavukluğuna bırakır.
Türkiye'de demokrasinin işlerlik kazana-
bilmesi için atılacak en önemli adımlardan bi-
risi, delege sistemine son verebilmek.
***
Delege sözcüğü Fransızca'daki "delegue"
ye dayanıyor.
Sözlük anlamında, "Bir iş görmek için
yetki ile gönderilmiş kimse" demek.
Murahhas, temsilci gibi anlamlar da içeriyor.
Birini delege etmek, onu vekil kılmak anla-
mında.
Bu durumda Türkiye'deki demokrasi,
halk adına yetkili kılınmış bir takım delegeler-
ce yürütülüyor.
Bu delegelerin, halk adına taşıdıkları bü-
yük yetkiyi nasıl kullandıkları çok önemli.
Sizce parti delegeleri bu vekalete layık mı?
Türkiye'de hepimiz adına en doğru ka-
rarları verecek olan kişiler delegeler mi?
Ülkenin en önemli insan kalitesi birikimini
delegeler mi temsil ediyor?
En sağduyulu düşünceler delegeler arasın-
da mı filizleniyor?
Eğer bu sorulara verdiğiniz cevap olum-
luysa, yapılacak bir şey yok.
Bu durumda delege sisteminin yakınılacak
bir yönü yok demektir.
Ama eğer delege sistemi hakkında kuşku-
lanınız varsa ve bazı olumsuzluklar görüyorsa
nız, sizi de her kurultay döneminde bir sıkıntı
basıyor demektir.
Bu da ortak yönüm
Umut veren bir parti olma niteliği kazanan
ikinci CHP'nin, delege çıkmazı konusunu
gözden uzak tutmamasını diliyoruz.
