YAŞAR Kemal'le konuşu-
yoruz.
"Türkiye'de siyaset hiçbir
zaman bu kadar rezilleşmedi"
diyor.

Haklı!

DİSK Başkanı Rıdvan Budak,
hiçbir partiyi desteklemeyecek-
lerini, sol adayları göz önüne a-
larak oy vereceklerini belirtiyor.

O da haklı!

"Hile devri" olarak adlandırı-
labilecek bu dönemde halkın
gerçek iradesinin sandığa yansı-
maması için ne mümkünse ya-
pılıyor.

Siyaset, halktan kopuk bir An-
kara tavlasının adı. Kapalı kapı-
lar ardında binbir hile, desise ve
hesapla kitlelerin nasıl kandırı-
lacağı düşünülüyor.

Birtakım siyaset esnafı, 60
milyon insanı kaz yerine koyup,
birkaç ince taktikle nasıl güde-
ceğini planlıyor.

Sonra da buna "demokratik
seçim", Türkiye'deki rejime de
"demokrasi" denilecek.

Siyaset esnafı şeytanın aklına
gelmeyecek hilelerle uğraşırken,
İsmail Beşikçi ceza üstüne ceza
yiyor. Hırsızın uğursuzun aklan-
dığı bir toplumda Bilgesu Erenus
hapiste yatıyor.

Türkiye Haliç'ten de pis kok-
maya başladı.

TAVUK VE YUMURTA

Tavuk mu yumurtadan çıkar,
yumurta mı tavuktan?

Ya da şöyle soralım: Lider mi
örgüttten çıkar, örgüt mü lider-
den?

Şu andaki liderleri halk değil,
kongreler seçti.

Desteğini halktan almamış li-
der de dönüp örgütü tekrar oluş-
turdu. Tek seçici olarak davran-
dı.

Şimdi de liderlerin tercihleri
kamuoyuna sunulacak ve "Seç
bakalım!" denilecek.

Peki halk bu oyunun neresin-
de?

OYUN

Gelin sizinle bir oyun oyna-
yalım:

Diyelim ki siz renk seçiminde
özgürsünüz ve istediğiniz iki
rengi yanyana getireceksiniz.

Oyunun kurallarını baştan ko-
yuyor ve diyorum ki:

"Ey vatandaş. İstediğin rengi
seçmekte özgürsün. Senin irade-
ne saygı duyarım ama seçim ya-
pabileceğin renkler eflatun, sarı,
siyah ve gridir. Bunlar arasından
istediğini seç. Ama unutma ki
bir kural daha var: Sarıyla gri-
nin, ve siyahla eflatunun yanya-
na gelmesi de kabul edilmez.

Şimdi sen vicdanına danış ve

Ben
demokrat
değilim

özgür iradenle bir seçim yap ba-
kalım!"

Oyunun kuralları sizi baştan
bağlıyor: Diyelim ki siz bu renk-
lerden hiçbirini sevmiyorsunuz
ve kırmızı ya da mavi renge tut-
kunluğunuz var.

Alternatif sunulması, politik
mekanizmalarla engellendiği i-
çin mecburen size sunulanlar-
dan birine oy veriyor ve yönlen-
dirilmiş oluyorsunuz.

Bunun adına da demokrasi
deniliyor.

***

OYSA demokrasi bu değil.

Bu sistem ancak başları ayak,
ayakları baş yapmaya yarar.

Türkiye'nin uluslararası plan-
da en az yüz bin kişilik bir pırıl-
tılı kadrosu varken siz karacüm-
lesi eksik, cahil, görgüsüz ve ki-
şiliksiz bakanlarla uğraşmak zo-
runda kalırsınız.

Türkçe konuşmaktan aciz ki-
şileri devlet büyüğü diye kabul
eder ve böylece de yalnız sizin
değil, çocuklarınızın ve torunla-
rınızın geleceğini tehlikeye atar-
sınız.

***

BENİM bildiğim, öğrendiğim
ve bazı ülkelerde yıllarca içinde
yaşadığım demokrasi bu değil.

Eğer Türkiye'de bu sisteme de-
mokrasi adı veriliyorsa, ilan edi-
yorum ki ben demokrat değilim.