Çin olimpiyatları, insanın gözünü kamaştıracak bir görkemle açıldı.Tarihin, kültürün, ileri teknolojinin, beş bin yıllık geleneğin ve çağdaş sanatın bir araya geldiği açılış töreni, insanlığın bugüne kadar gördüğü en büyük -aynı zamanda en pahalı- gösteriydi.Dört saat boyunca akıl almaz hünerler sergilendi.Ve bence Çin, dört milyar kişinin izlediği bu törenle yeni dönemin tartışılmaz liderlerinden birisi olduğunu göstermiş oldu.204 ülke katıldı törenlere. Asya’nın Afrika’nın ne kadar kenarda köşede kalmış, adı duyulmadık ülkesi varsa Pekin’de bayrağını onurla taşıdı.Bu da Çin’in olimpiyatlar için belirlediği sloganlara uygun bir gelişme. Çünkü Pekin, 2008 olimpiyatlarını bir “halklar şenliği” olarak tasarlamıştı. Bundan sonra belli ki Asya ve Afrika ülkeleri, seyahat etmek, çocuklarını okutmak, ticaret yapmak için Çin’i lider olarak görecek.Tıpkı 20. yüzyılın Amerikası gibi.Olimpiyat törenleri Çin’in oyuncak yapan, ucuz mallar imal eden bir ülke imajını kökünden değiştirdi.Bu çapta bir organizasyonu beceren ülke, her şeyi yapar.
Törenlerde Çin uygarlığının insanlığa hediye ettiği icatlar büyük bir görkemle sergilendi: Kağıt, barut, matbaa ve pusula.Bu durum bana eski bir Mao fıkrasını hatırlattı.Mao, bir söylevinde Çin’in ne kadar barışsever bir halk olduğunu anlatıyormuş.Demiş ki: “Biz o kadar barışsever insanlarız ki kağıdı icat ettik ama buna savaş bildirileri değil, aşk şiirleri yazdık.Barutu bulduk ama bununla top tüfek değil, havai fişekler yaptık.Ve en önemlisi pusulayı icat ettik ama Amerika’yı asla keşfetmedik.”
Törenlerde Mao’nun ne adı vardı, ne resmi.Demek ki Çin’in yeni komünist-kapitalist döneminde Mao’nun yeri yok artık.Beş on yıl önce böyle bir şey düşünülemezdi bile.Dünya değişiyor, gerçekten değişiyor.Çin ise komünist partisinin otoriter, hatta baskıcı yönetimiyle, yabancı sermayeye alabildiğine açık bir piyasa ekonomisini garip bir sentezde birleştiriyor.Yıllar önce Çin’i ziyaret ettiğimde bir bakan şöyle demişti:“Biz Sovyetler Birliği’nin yaptığı hataya düşmeyeceğiz. Değişimi birden değil, yavaş yavaş gerçekleştireceğiz ve en önemlisi bir milyardan fazla insanımızı aç bırakmayacağız.” Dünya yeni bir sentezle karşı karşıya.Acaba Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra tek kutuplu hale gelmiş olan dünya yeniden iki kutba mı dönüşüyor?
