Siz bakmayın ortalıkta dönen kulislere... Kim ne derse desin sonunda Süleyman Demirel Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak.

Demirel, en usta olduğu alanda yani parlamento aritmetiğinde at oynatıyor.

Nasıl olsa halleder. Zaten şimdiden her şeye partiler üstü bakıyor gibi bir konum içine girmedi mi?

Red cephesini bile anlayışla karşıladığını söylemiyor mu?

Bu yüzden boşu boşuna canınızı sıkmayın da ben size çok başka bir çağda geçmiş, apayrı bir seçim hikayesi anlatayım:

***

İsa Peygamber çarmıha gerilerek öldürüldüğünde, o yörelerin valisi Romalı Pontus Pilatus'un bir kişiyi affetme yetkisi varmış.

Bu önemli yetkiyi kendisi kullanmayıp, halka sormuş. İsa Peygamber'le birlikte Barabbas adlı bir haydut da idam edilecekmiş.

Pilatus'un sorusu üzerine halk kararını vermiş ve haydut Barabbas'ın hayatını kurtarmış.

Bunun üzerine İsa Peygamber çarmıha gerilerek öldürülmüş ve göklere uçmuş.

Hikayemiz de işte tam bu noktada başlıyor.

Göğe yükselişinden üç gün sonra İsa Peygamber yeryüzüne dönmüş.

Çölde ağlayan bir çobana rastlamış. "Niye ağlıyorsun kardeşim?" diye sorduğunda çoban başlamış Barabbas'ın yaptıklarını sayıp dökmeye. Barabbas milleti haraca kesmiş, çobanın sürüsünü çalıp gitmiş, bu arada kardeşini de öldürmüş. "Biz ne yaptık Barabbas'ın hayatını kurtardık. Efendimiz, biz ettik sen etme!" diye yakarıp durmuş.

"Peki düş peşime" demiş İsa Peygamber.

Biraz yürüdükten sonra bir kuyu başında ağlaşan insanlar görmüşler. Ne olduğu sorulduğunda figan eden insanlar, "Ah o Barabbas," demişler. "Köyümüzün en güzel gelinini kuyuya attı. Efendimiz biz ne halt edip de onun hayatını kurtarmışız! Çok pişmanız şimdi."

"Peki düşün peşime." demiş İsa Peygamber onlara da.

O gün kimi görseler, kimi dinleseler Barabbas'ın korkunç cinayetlerinin ağıdını dinlemişler, hepsi yürümeye başlamış ve bir kaç gün sonra Pontus Pilatus'un sarayının önüne ulaşmışlar.

Orada biriken binlerce kişinin önünde İsa Peygamber Pilatus'a, "Halk yeni bir seçim istiyor." demiş.

"Bana göre hava hoş." demiş Pilatus. "Bir daha sorarım.'"

Bu sırada haydut Barabbas da gelip bir köşede gülümseyerek durmuş. Pilatus sormuş halka: "Ey ahalı! İsa'yı mı affediyorsunuz, Barabbas'ı mı?"

Kalabalık kendi içinde dalgalanmış, mırıl mırıl İsa sözleri fısıldamışlar birbirlerine ve en sonunda gök gürültüsü gibi "Barabbas" diye gürlemişler. Böylece Barabbas'ın hayatı bir kez daha kurtulmuş.

İsa Peygamber ise şaşkın gözlerle çöllere doğru çekilmiş ve kendini iyice din işlerine verip, politikayla uğraşmayacağına yeminler etmiş.