Yüzlerce yıldır din kavramının öldürdüğü insan sayısı, belki de ruhunu kurtardığı insan sayısından daha fazladır. Öbür dünyada kimin cennete gideceği tartışması, birilerini bu dünyadan alelacele yollama tutkusuna dönüşmüş. Otuz Yıl Savaşları, Yüz Yıl Savaşları, Güller Savaşı, engizisyon, pogromlar (planlanmış katliam), cihatlar, St. Barthelemy katliamı hep bu yüzden yapılmış. Ve güzel ahlak, hoşgörü öneren dinler yüzünden oluk oluk akmış insan kanı. Öldürenlere dönüp deseniz ki: “Acelen ne birader? Biraz bekle, zaten hepsi ölecek. Senin inandığına inanmadıkları için de hepsi cehennemi boylayacak. Eğer buna inancın tamsa insanları beş on yıl önce cehenneme göndermek için nedir bu telaş?” Kimse dinlemez. Orta Doğu’da akan kana bakın. Yahudilerle Filistinliler birbirini öldürüp duruyor. Oysa iki kavim akraba. Biri “selam” diyor, öteki “şalom!” İsa Peygamber çarmıhta Tanrı’ya nasıl sitem ediyordu: “Eli, Eli lama sabahtani…” Yani “Allahım Allahım beni niye terk ettin?” Aramiler ve Yahudiler Tanrı’ya Eli diyor, Araplar İlah. Sonra bu iki kelimenin ayrı tanrıları ifade ettiğini söylüyorlar. Ne tesadüf. Birilerinin tanrısının adı Eli, ötekilerininki İlah! Adı bile bu kadar aynı olan tanrı yüzünden de birbirlerini katledip duruyorlar. Benim aklım insanoğluna ermiyor. Az bilinir ama İsa’nın gerçek adı Emmanuel’di. Yani Eli’nin, İlah’ın emini. Yıllar önce Çorum’da katıldığım bir toplantıda İlahiyat hocaları da vardı. Ben konuşmamda Allah adının, Hz. Muhammed’ten önce de var olduğunu söyleyince şiddetle itiraz ettiler. “Nasıl olur?” dediler. Ben de onlara basit bir soru sordum: “Peki Hz. Muhammed’in babasının adı neydi?” “Abdullah!” dediler ve der demez de önlerine baktılar. Abdullah; yani Allah’ın kulu. Eli, yani İlah, yani Allah. Bütün dinler ve bütün peygamberler insanları doğru yola, güzel ahlaka çağırmış; “Öldürmeyeceksin!” demiş ama insanoğlu o kadar garip ki bu buyruğu bile kendine göre yorumlayıp, kan dökmeye vesile ediyor. Ve böylece en kutsal dini kavramları bile kendi içindeki karanlık vahşeti tatmin etmek için kullanıyor.
