Yıllardır döne döne yazmakta olduğum konuları bir daha tekrarlamaktan sıkılıyorum, utanıyorum ama gelin görün ki Türkiye’de temel gündem bir türlü değişmiyor; bu yüzden de bize yine yazmak düşüyor.Temel gündemimiz ne?Yoksulluk, rejim kavgası, yolsuzluk ve giderek artan şiddet.Sonuncusuyla ilgili ne kadar yazı yazdığıma ben de şaşırdım artık ama yetkili-sorumlulardan bir tek kişi çıkıp da bu soruna ciddiyetle eğilmiyor.Hepimiz görüyoruz ki Türkiye’de toplumsal dokunun dikişleri tek tek atmakta.Bir gün çocuk kalkıp anasını babasını doğruyor; bunu örnek gösterdiğiniz zaman “Tek tek örneklerden genelleme yapma!” diyorlar.Peki yapmayalım diyorsunuz ama bir de bakıyorsunuz ki liselerde birbirini bıçaklayan bıçaklayana.Haydi bu da örnek değilmiş diye sineye çeker gibi yaparken gazetelere bir başka gözü dönmüş cinayet haberi düşüyor.Hele tecavüz dehşeti inanılır gibi değil.Kasabanın bütün ileri gelenlerinin ırzına geçtiği dokuz yaşında kız çocuğuna mı yanarsınız, yuvalarda ırzına geçilen kız-oğlan çocuklarına mı?En sonunda bu iğrenç konuda da bir rekor kırıp 17 aylık bebeğe tecavüz kaydı suç dosyalarımızdaki yerini aldı.Arkadaşlar; lütfen kendinizi de birbirinizi kandırmayın.Türkiye’de işler çığırından çıktı, ortalığa dehşet ve sapıklık egemen oldu.Bu toplum bir sürü hasta ruhlu cani ve tecavüzcü üretiyor.Keyif olsun diye seri cinayet işleyenler bu toplumda yetişti, ithal malı değil.Bu ortamın nedeni, toplumsal değerler sisteminin çökmüş oluşu.Bir toplumu polis değil, değerler sistemi korur.Bunun da yazılı olmayan kuralları vardır.Size bir örnek vereyim:Hacıbektaş kasabasına her yaz yüz binlerce insan gelip Hacı Bektaş-ı Veli’yi anar. Bu küçük kasaba, büyük kalabalıklara hizmet vermeye hazır olmadığı için de çoğu kişi ağaç altlarında yatar, çıkınından çıkardığı azığını yer.Ama bu büyük kalabalıkta hiç suç işlenmez: Ne kimse kimsenin kadınına kızına ters gözle bakar, ne yankesicilik olur, ne kavga, ne döğüş.Bu kasabada hiç suç işlenmediği için jandarma defteri boştur.Adalet Bakanlığı da 1995 yılında, hiç suçlu olmadığı için cezaevini kapatmıştır.Alın size bir örnek.700 yıl önceden seslenen Hacı Bektaş ilkeleri, Alevi toplumunu nasıl suçtan koruyor, onları nasıl insani bir uygarlığa ulaştırıyor.Bu konuların incelenmesi gerekir ama ne yazık ki Meclis’e verdiğimiz 20 imzalı “artan şiddet eğilimini araştıran bir komisyon kurulması” önergesi cevapsız kaldı.Herhalde Yüce Meclis’imizin bundan daha önemli işleri vardı.
