YILLARDAN beri konserlerime "Türkiye’nin aydınlık insanları" diyerek başlamayı adet edinmiştim.
Bu sözde abartma payı yoktu: Gerçekten de Türkiye’nin en aydınlık insanlarıydı onlar. Hem de kenarda kıyıda kalmış bir grup değil, milyonlarca idiler.
Bu yüzden, Türkiye’nin geleceğine duyduğum güveni hiç yitirmedim.
En umutsuz, en karanlık günlerde bile, bu aydınlık insanları ve onların pırıl pırıl yüzlerini düşünüp umutlandım.
Bunun sırrını soran dostlarıma ise, "Siz bu insanları görmüyorsunuz. Görseniz, benim gibi sizin de içiniz ısınırdı, büyük bir sevince kapılırdınız." cevabını verdim.
***
ÇOK şaşırtıcı bir klip, bu aydınlık yüzleri daha yakından tanımama neden oldu.
Geçen haftaki Emek konserini çeken yönetmen Göksel Gülensoy, bazı dinleyicilerin yüzlerini yakın plan çalışmış.
Sonradan bu yüzleri gösterdi bana.
Şaşırdım, inanamadım: Bunca aydınlığa, bunca güzelliğe, bunca duru, dürüst ve içten ifadeye inanamadım.
Adlarını bilmediğimiz gençler, yaşlılar, kadınlar, erkekler bu çekimde en içten, en duyarlı ifadeleriyle yer alıyorlar.
Kim oldukları bilinmediği için, klipte yer almak isteyip istemediklerini sorma olanağı yok.
Ama klibi hazırlayanlar, madem ki o derece duygulanarak dinliyor ve katılıyorlar, klipte yer almaya da itirazları olmaz herhalde diye düşünmüşler.
Ayrıca dünyada da, konserlerdeki seyirci yüzleri hep gösteriliyor.
***
İNSANOĞLU, kamera karşısında, yılan görmüş gibi irkilir.
Sinema oyuncuları bile böyledir.
Kamerayı unutabilen ve duygularını bire bir yansıtabilen oyuncular ise, kariyerlerinde tepeye tırmanırlar.
Bu görüntülerde, insanlar kameranın farkında değil. Sahneyle bütünleşmişler, yüreklerindeki duygu ve aydınlık olduğu gibi yüzlerine vurmuş.
Ve dünyanın en etkileyici yüz ifadeleri ortaya çıkmış.
Adlarını bilmediğim bu dostlara teşekkür ediyorum.
Eğer kim olduklarını bildirme inceliğinde bulunurlarsa, birer mektupla minnettarlığımı ileteceğim.
Ama şimdilik, bu bilinmeyen dostlara teşekkür edebilmenin tek yolunu seçiyor ve bu yazıyı yayınlıyorum.
