Avrupa’da yapılan filmlerin çoğu kötü, sıkıcı ve anlamsız. Her yıl ortaya çıkan üç beş iyi film bu gerçeği değiştirmiyor.Belki benim böyle kesin bir yargıya varmamı yadırgamışsınızdır; ama siz de benim gibi iki haftada 40 yeni Avrupa filmi seyretmiş olsaydınız, belki benden daha acımasız olurdunuz.Avrupa Film Akademisi jürisinde olduğum için her yıl Avrupa ülkelerinden seçilen ve ön elemeyi geçmiş filmler gönderiliyor.Ben de oturup bunları seyrediyor ve birçok daldaki tercihlerimi yazıyorum.Bu yüzden belki de sizin görmediğiniz birçok abuk sabuk Avrupa filmini izlemek zorunda kalıyorum.Avrupa’da filmler genellikle dünya ölçüsünde rekabete girmediği ve devlet desteğiyle yapıldığı için yönetmenler her türlü bunalımlarını, nevrozlarını, kafalarına taktıkları küçücük sorunları film yapmakta sakınca görmüyorlar.Varsın seyirci beğenmesin, nasıl olsa devletten ve televizyondan paralar geliyor.Avrupa’nın film destekleme fonlarını, biraz da yaratıcılık ve iyi film yapma yönünde kullanması yararlı olur herhalde.Bunlar arasında iyi film yok mu?Var elbette.Her yıl birkaç iyi film çıkıyor; onlar da ödül alıyor zaten.Hatırlarsanız geçen yıl “Elveda Lenin” filmine ödül vermiştik.Ben bazı ödüllerde tercihimi Nuri Bilge Ceylan’ın “Uzak” filmi için kullanmıştım.Bu yıl da Fatih Akın’ın “Duvara Karşı” filmi Avrupa’nın en iyileri arasında.Hatta belki de en ilgi çekici olanı. Ayrıca ünlü Macar yönetmen Istvan Szabo’nun “Julia Olmak” adlı filmi var.İspanyol yönetmen Amenabar, “İç Deniz” adlı filminde, ötanazi hakkını kullanmak isteyen felçli bir adamı anlatıyor ama güzel anlatıyor doğrusu.Pedro Almodovar’ın “Kötü Eğitim” i ne yazık ki bundan önceki filmleri kadar başarılı değil.Jean Luc Godard’ın yeni filmi, bildiğimiz Godard filmlerinin tekrarı.Carlos Saura “Yedinci Gün” adlı filminde bir kan davası konusunu işliyor. Orta bir film.Theo Angelopoulos ise Yunan tarihini anlatmayı sürdürüyor: Uzun, ağır ve bitmek bilmeyen sahnelerle.En ustaca yapılmış film, Peter Webber’in “İnci Küpeli Kız” adlı yapıtı. İngilizler film tekniğinde, oyunculukta, kamerada, kısacası sinema endüstrisinde çok ileri oldukları için, yine olgun, dengeli ve akıcı bir anlatım tutturmuşlar.Kısacası, bu yılın film hasadı böyle. Umarım gelecek yıl daha parlak olur.
