GAZETE ve televizyonlar birkaç gündür Hanefi Avcı'nın Gazi Mahallesi açıklamalarıyla sarsılıyor:
Gazi olaylarına yol açan kahve taramalarının Yeşil kod adlı provokatör tarafından yapıldığını söyleyen Hanefi Avcı'ya, o dönemdeki İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir de dolaylı destek veriyor.
Oysa olaydan hemen sonra hükümetin bakanları Nahit Menteşe, Necmettin Cevheri ve ne yazık ki sayın Ecevit, mahalle halkını sorumlu tutan ve sanki onların kendi kendilerini kurşunlayarak olayları çıkardığını belirten açıklamalar yapmışlardı.
Biz buna şiddetle karşı çıkmış ve hükümetten provokatörleri bir an önce yakalamaya öncelik vermesini istemiştik.
İbret olsun diye o dönemdeki yazılarımızdan alıntılar yapıyoruz:
15 Mart 1995 TARİHLİ YAZI
Gaziosmanpaşa dramında herşey birbirine karıştırılıyor.
Hiç kimse aklından çıkarmasın ki o mahalle halkı suçlu değil, kurbandır.
Bir akşam vakti kahvelerine ateş açılmış, insanlar öldürülmüş ve içi yanan mahallelinin kendiliğinden doğan tepkileri bir terör eylemi gibi değerlendirilmiştir.
Hükümetin bir bakanı "kahveye saldıranlarla gösteriyi örgütleyenlerin aynı kişiler olduğunu" öne sürebiliyor.
Dayandığı mantık ise "gösterinin saldırıdan on beş dakika sonra patlaması"
Şimdi akıl var yakın var.
Bir mahalle içinde kahveler tarandıktan sonra, insanların evden fırlayıp tepki göstermesi kaç dakika sürer.
Mahalle içlerinde, iki dakikada toplanır kalabalıklar.
***
SALDIRIYA uğramış, yakınlarını
kaybetmiş mahalle halkını elbirliğiyle "terörist" ilan etme gayreti var.
Bu trajedide HALK SUÇLU DEĞİLDİR.
Bir devletin ilk görevi yurttaşlarını saldırılara karşı korumaktır.
Devlet bunu yapmamıştır.
İkinci görevi suçluları yakalamaktır.
Bunu da yapmamıştır.
Üçüncü görevi, infiale kapılmış yurttaşları anlayışla, şefkatle yatıştırmak ve kıl-larına zarar gelmemesini sağlamaktır.
Bu da yapılmamıştır.
Ve şimdi herşey, kurban vermiş Gazi Mahallesi halkının omuzlarına yıkılmak isteniyor.
***
DEVLET hep provokasyondan sözediyor.
Provokasyon olan yerde provokatör de olur.
Bu provokatörleri yakalamak ise devletin görevidir.
Hani nerde provokatörler?
***
İŞTE 15 Mart günü bunları yazmışız.
Çünkü olayların içine giderek, mahalle halkının ızdırabını yakından görmüş ve olayları önyargısız bir biçimde değerlendirmişiz.
Sorumluluk mevkiindeki birçok politikacı ise benzine ateş dökmüş ve zaten yaralı olan mahalle halkını suçlayarak polisi üzerlerine sürmüş, 21 suçsuz insanın katliyle sonuçlanacak olaylara fırsat yaratmıştır.
İki buçuk yıl sonra ise resmi ağızlar bu olayın, devletin yarı gölgeli alanında yuvalanmış kişiler tarafından başlatıldığı açıklıyor.
Alın size devlet adamlığı!
***
TÜRKİYE bu kadar kötü niyetli ve önyargılı kişiler tarafından yönetilmeseydi Gazi Mahallesi, Sivas gibi trajedileri yaşamazdık.
Hiç olmazsa şimdiki yöneticiler, olup bitenden ders alsalar!
