CUMHURBAŞKANI Süleyman Demirel, cezaevinde bulunan gazeteci dostumuz Işık Yurtçu'nun affedilebileceğini söylemiş.
Işık Yurtçu buna karşı çıkıyor.
"Düşünce suç değildir ki affedilsin!" diyor ve sadece kendisi için çıkarılacak özel bir affa karşı olduğunu açıklıyor.
Diğer tutuklu gazetecileri de kapsayacak bir formül bulunursa itirazı yok.
***
AVUKAT Esber Yağmurdereli dostumuzun başında da 23 yıllık bir hapis tehdidi salanmakta.
Daha önceki mahkumiyetinden şartlı salıvermeyle bırakılmış olan Yağmurdereli, yeni bir mahkumiyet aldığı için 23 yıl hapse konacak.
Çetelerin kol gezdiği, 15-20 kişi öldüren katillerin serbestçe dolaştığı, "devlet için kurşun atan şerefli katiller" döneminin yaşandığı Türkiye'de Işık Yurtçu ve Esber Yağmurdereli gibi, düşünceden başka silahı olmayan aydın, bilge, uygar, sevecen insanlarımız zindanlarda çürütülmek istenmekte.
Türkiye'nin en aydınlık yüreğine ve beynine sahip olan Esber'in gözleri görmüyor.
Belki bu da özel bir af nedeni olabilir.
Devlet, gözleri görmeyen bir avukatı, düşünce suçundan dolayı 23 yıl hapis yatırmak ayıbını yüklenmemek için özel bir af yasası çıkarabilir.
Ne var ki Esber Yağmurdereli de aynen Işık Yurtçu gibi özel affa karşı.
Sadece kendisinin hapisten kurtulmasını yakışıksız buluyor ve gerekirse demokrasi mücadelesine hapiste de devam edebileceğini söylüyor.
Yağmurdereli ve Yurtçu onurlu adamlardır.
Kalpazanların, yağcıların, döneklerin, üç paralık çıkarı için anasını satanların sıkça görüldüğü bir ortamda, "Özel af kabul etmiyoruz,
Gerekirse yıllarca içeride yatarız ama bu mücadeleyi bırakmayız" diyorlar.
***
ŞİMDİ soru şu:
Türkiye bu iki onur anıtını hapiste mi çürütecek?
Bu iki değerli dostumuzla birlikte onlarca gazeteciyi, yazarı, düşünürü, bilim adamını, şairi zindanlarda mı yok edecek?
Yoksa yasalarındaki anti-demokratik, çağdışı zulüm maddelerini ayıklayıp, şerefli bir ülke gibi yaşama yolunu mu seçecek?
***
YURTÇU ve Yağmurdereli özel af kabul etmediklerine göre top Meclis'te.
"Terörle Mücadele Yasası" nın geçici ek maddelerinde yapılacak birkaç ufak değişiklikle, Türkiye bu ayıptan kurtulabilir.
Çeşitli politik hesaplar ve zorlamalarla çıkarılmış olan bu yasada değişiklik yapmak Meclis'in kolayca çözümleyeceği basit bir iş.
Yeni Hükümetin "düşünce suçlarına" na karşı çıkan ve basın affını telaffuz eden tavrı, bu konuda bize umut veriyor.
Haydi Mesut Yılmaz!
Haydi Bülent Ecevit!
Haydi Hüsamettin Cindoruk!
Şu değişikliği yapın.
(Haydi Baykal demiyorum. Çünkü Deniz bey ve CHP zaten bu girişimin en içten savunucusu.)
Refah partisi ve DYP'nin önemli bir bölümünün de, bu değişikliğe karşı çıkacağını sanmıyorum.
Meclis tatile girmeden önce "Terörle Mücadele Yasası" nda gerekli değişikliklerin yapılabilmesi için yazar, gazeteci, yurttaş, politikacı olarak hepimize görevler düşüyor.
Gelin bu işi, çağdışı yasaklardan arınma kampanyasına dönüştürelim ve bu ayıptan kurtulalım.
Yanlış anlaşılmasın: Sadece Esber Yağmurdereli ve Işık Yurtçu için değil, aynı zamanda kendimizi yüz kızartıcı bir ayıptan kurtarmak için.
