NTV ekranı.
Enine Boyuna programını Nuri Çolakoğlu yönetiyor.
Konuk: Orgeneral Teoman Koman.

Soru soran gazeteciler ise: Yalçın Doğan, Cengiz Çandar, Fatih Altaylı, İsmet Berkan, Enis Berberoğlu.

İlk bakışta, programın kalitesi CNN televizyonunu aratmıyor.

Ne var ki bu program CNN'dekiler gibi değil.
Ülkenin en önemli sırları tartışılıyor burada.
Bir anlamda devlet masaya yatırılmış.

Gazeteciler heyecanlı. En zor soruları bile, yumuşatarak, nazik bir üslupla sormaya özen gösteriyorlar.

General ise profesyonel: Soğukkanlı, hazırlıklı ve belli bir amaca yönelmiş.
Belli ki bu programı da bir karşı propaganda çalışması olarak görüyor ve konuyla ilgili bütün teknikleri uyguluyor.

Politikacılarımızla karşılaştırılamayacak bir profesyonellik bu.
Kızmıyor, sinirlenmiyor, heyecanlanmıyor, kabalaşmıyor ama konuyu hep istediği biçimde noktalıyor.

Beyninde yanan düşünceler yok; alevli fikirler yerine, buzlu sularda damıtılmış, ölçülü biçili taktikler geliştirmiş.

İşte televizyon ekranının yararı bu. Sadece adını bildiğiniz bir generali neredeyse yakından tanıma olanağını buluyorsunuz ve "devleti savunma misyonu"nu üstlenenlerin, bir anlamda "derin devlet"i oluşturan kişilerin, nasıl bir kapasiteye sahip olduklarını daha iyi öğreniyorsunuz.

***
BENİM takıldığım nokta da bu!
Niye birtakım insanlar kendilerini devletin savunucusu, başkalarını da devletin karşısında yer alan kişiler olarak görüyorlar?
Niye general, gazetecilerden daha yurtsever olsun?

Gazetecilerin yönelttikleri sorular, ülkeyi zora sokmayı, ona zarar vermeyi değil, tam tersine hukuk kurallarını uygulayan, insan haklarına saygılı, suçluyu korumayan uygar bir devlet yapısına kavuşmayı amaçlıyor.

Ama bu gibi karşılaşmalarda öyle bir hava çıkıyor ki; sanki bir yanda devleti ve milleti savunanlar, öte yanda da devleti zora sokmaya çalışanlar.

***
ORGENERAL, zeki cevaplarla, devletin üstündeki her türlü şaibeyi kaldırmaya çalışacağına, adaletin uygulanmasına ve suçluların bulunmasına yardımcı olsa, bu ülkeye daha büyük bir iyilik yapardı.

Ama ne yazık ki olmadı!
Zekice hazırlanmış, soğukkanlı cevaplarla devleti aklamaya çalıştı.

O zaman bize de şu sonucu çıkarmak düşüyor: Demek ki Türkiye'de binlerce kişiyi öldüren, çeteleri besleyen, suçlulara yeşil pasaport veren devlet, Nijerya devletiymiş.
Bizim devlet masummuş!