TÜSİAD kongresinden beri yaz-mak istediğim bir konu var: Türki-ye'deki (eski deyimiyle) tabasbus
Her geleni eteklemek öylesine yerleşmiş bir alışkanlık ki, artık ola-ğan görülüyor.
Tanınmış bir işadamı, TÜSİAD kongresinde yeni hükümete bağlı-lıklarını bildirmiş ve Demirel'i yere göğe koyamamış.
Oysa bir süre önce aynı kişi Tur-gut Özal'ın elini öpüyor ve televiz-yon programlarında Güneş Ta-ner'e temennalar çakıyordu.
Şimdi devir değişince her şey unutuldu ve geçmiş yönetim "tu-kaka" oldu.
Böylelerinden yeni yönetime de hayır geleceğini sanmıyorum.
Çünkü er geç kabine değişecek ve bu tipler, yeni yönetimin fazilet-lerini ve eski yönetimin kötülükleri-ni sayıp dökmeye başlayacaklar.
XXX
Bu işadamını gördüğümde aklı-ma bazı şiir dizeleri gelir. Oysa ken-disinin hiç de şiirsel bir görünümü yoktur. Şiir ilham edecek bir periyer ise (ruhen değil, dış görünüş olarak) hiç mi hiç benzemez!
İyi ama, öyleyse neden şiirler ge-liyor aklına diye soracaksınız. Ceva-bı basit: Şişmanlığından!
Bu zat öylesine rahatsız bir şiş-manlığa gömülmüş ki, aklıma he-men Nazım Hikmet'in Yahya Kemal hakkında yazdığı dizeler düşüyor.
Nazım, Yahya Kemal'i Park otelde otururken görüyor ve sonra-dan onu hep, "şişman ve muz-darip" haliyle hatırlıyor.
Bu kişiye en yakışan tanımlardan birisi bu: Şişman ve muzdarip!
Çünkü gerçekten muzdarip!
Yakışan öteki şiir ise Ülkü Ta-mer'in unutulmaz dizeleri:
Hem dersini bilmiyor
Hem de şişman herkesten!
XXX
Şaka bir yana bu olaydaki vahim durum insanın kilosuyla değil alış-kanlıklarıyla ilgili.
Osmanlıdan beri sürüp giden yöntemle her yeni yönetim, çevre-sinde kendi uydularını yaratıyor.
Bu uydular genellikle aynı kişiler-den oluşuyor.
En tepeden aşağıya doğru her otorite, kendi uydularını istiyor etra-fında.
Duyargaları hassas bir takım kişi-ler de bu ihtiyaca tez elden cevap veriyorlar.
20 Ekim seçimlerinden sonra Süleyman Demirel çevresinde bir odaklaşma başladı.
Ama gene de Çankaya'yla Gü-niz Sokak arasındaki dengeleri kollayan ihtiyatlı bir kesim vardı.
Şimdi ağırlık merkezinin Güniz Sokağa iyice kaydığını gören bu ke-sim de bağlılık bildirmeye başladı.
Demirel'e gelen heyetlerin, aza-lacağı yerde gittikçe artması bu du-rumu açıkça gösteriyor.
