İSTANBUL boş.
Trafik rahat akıyor. Akmerkez gi-bi, tatil günlerinde girilemeyen alış veriş yerleri tenha.
Sinemalarda, lokantalarda kolay-ca yer bulunuyor. Boğaz Köprüsü bi-le tıkanmıyor artık.

Herkes bayram tatiline gitmiş.

İYİ ama kim bu “herkes?”
İstanbul’un yarısı mı, üçte biri mi?
On milyonluk şehrin, beş milyonu yollara mı düştü ki bu kadar tenha ortalık?
Milyonlarca insan tatil yörelerine mi gitti?

BİRAZ düşününce durumun farkı-na varıyorsunuz.
Milyonlarca insanı taşımak için, yüzbinlerce araç ge-rekli.
Günde bin otobüs kalksa, bilemediniz 60 bin kişiyi götürebilir.
Birkaç gün içinde, 30 - 40 bin otobüs kalkması gere-kir ki bunca büyük bir kitleyi İstanbul dışına taşıyabil-sin!
Bana kalırsa insanlar evlerinde, mahallelerinde otur-makta.
Gidenler azınlık!

İYİ ama bu tenhalık nereden geliyor diyeceksiniz.
Tatile gidenlerin çoğunluğu; otomobil sahibi, Akmer-kez’e giden, sinemaları, lokantaları dolduran birkaç yüz bin kişi de ondan.
Büyük çoğunluk zaten mahallesinden ancak işe gi-derken çıkıyor. O da otobüs ve trenlerle.

GEÇENLERDE bir işadamımız “Yat limanı yapalım!” fikrini ortaya atmış.
Müdürleri nedenini sorunca da “Herkesin teknesi var!” demiş.
İşte “Herkes tatile gitti!” yargısı da böyle bir şey.
Geçinmeye mecali kalmamış halk yerli yerinde oturu-yor.
Bir yere gittiği yok!

BAYRAMINIZ kutlu olsun!