Ve diyorum ki: Ey siyasiler, kendi başarılarından başka bir şey düşünmeyen taş yürekliler, ey bu ülkeyi sevmeyenler, kendi çıkarlarını Türkiye’den üstün tutanlar, ey genel geçer klişelere sığınıp halkı tahrik edenler, hiç yüreğiniz sızlamıyor mu? Hem Hrant Dink’e, hem onun ailesine, hem de evimize, yuvamıza, Türkiye’mize yaptığınız kötülükler yüzünden pişmanlık duymuyor musunuz? Şimdi başınızı önünüze eğin ve dinleyin: Türk Ceza Kanunu’na niçin 301 gibi faşist ve kardeşi kardeşe kırdıracak bir madde eklediniz? Niye buna itiraz edenlere, sizi uyaranlara kulaklarınızı tıkadınız? Mesela niye Türkiye’deki ortak sağduyunun sesini yansıtarak 2005’te verdiğim değişiklik önergesini komisyona havale ettiniz? Siz sorumlu bakanlar; niye hükümet sıralarına gelerek size anlattığım ve bugünkü trajedileri haber vererek sizi uyaran konuşmalarıma kulak asmadınız? O zaman daha ne Orhan Pamuk yargılanmıştı, ne Elif Şafak, ne Hrant Dink. Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin şimdi: Ben size bu yargılamaların Türkiye’yi kanatacağını, kamuoyunu ikiye böleceğini, bir takım kişileri “vatan haini, Türk düşmanı” olarak hedef göstereceğini anlatmadım mı? Bu yargılamaların Türkiye’yi bütün dünyaya rezil edeceğini, yüzümüze kara çalacağını söylemedim mi? Dünyanın her köşesinden gazetecilerin ve siyasetçilerin duruşmalara akın edeceği, dünya kamuoyunda Türkiye’nin tamiri çok zor bir biçimde yara alacağı tahminini yapmadım mı? Ne olur vakit varken buna mani olalım; işte size üniversitelerle birlikte hazırladığımız ve büyük bir emek ürünü olan, maddeyi Avrupa hukuku ile karşılaştırmalı bir biçimde ele alan makul bir değişiklik önergesi sunuyorum demedim mi? Sanki bugünleri görmüş gibi, Türkiye yara aldıktan sonra nasıl olsa Avrupa Birliği’nin baskısıyla bu maddeyi değiştireceksiniz, gelin bunu testi kırılmadan ve onurumuz zedelenmeden kendimiz yapalım demedim mi? Ben o meclisin üyesi değil miyim? Bu ülkeyle ilgili kaygılarımı dile getirme ve değişiklik önergesi verme hakkım yok mu?Türkiye’nin birçok ciddi ve yurtsever hukukçusu, yazarı, aydını size bu uyarıları tekrar tekrar yaparken niçin kulaklarınızı tıkadınız? Ve siz ey muhalefet lideri; dünyadaki bütün sosyal demokrat partilerin aksine partinizi kör milliyetçilik çizgisine soktuğunuz için yüreğiniz sızlamıyor mu? Bu ülke muhalefet ve sol parti arayışı içindeyken, diğer sağ partilerle yarışmanızın ülkeye verdiği zararı görüyor musunuz? Niye yangına körükle gittiniz, halkı niçin Türkçülük konusunda tahrik ettiniz? Niye meclisteki grup konuşmanızda 301’de değişiklik isteyenleri suçladınız, bunu vatana ihanetle bir tuttunuz, niye bu istekte bulunanlara “başka kapıya” diye bağırdınız? Ülke sizden Zapatero olmanızı beklerken niye zaptiyeliğe soyundunuz? Kıbrıs, Kürt, Ermeni, 301, demokrasi, düşünce özürlüğü konularında niçin ırkçılığı benimsediniz? Niçin, yükselen kör milliyetçilik dalgasına karşı, dengeleyici sağduyulu bir ses oluşturacağınıza selden kütük kapmaya çalıştınız? İşte şimdi eseriniz ortada.İktidar ve muhalefet olarak suçlusunuz: Şimdi timsah gözyaşları döküyor ve “301 değiştirilebilir” diyorsunuz ama “Badel harab-ül Basra (Basra harap olduktan sonra).” Şimdi hiç olmazsa başınızı bir dakika önünüze eğin ve düşünün. Hedef gösterdiğiniz insanları, kötülük yaptığınız yaralı ülkemi ve yaralanmış yüreklerin acısını hissedin. Ve bu hatadan derhal dönün.
