Eski zamanlarda kendi devletine ihanet eden bir vezir, düşman sultana bir mektup yollayarak, kalenin kapılarını hangi gece açık bırakacağını bildirmek istemiş.Yalnız böyle bir mektubun yakalanması kellesini götüreceği için çok gizli bir yol bulmalıymış.Çağırmış bir köleyi; “vatanına çok büyük bir hizmette bulunacağını” söyleyip saçlarını kazıtmış, ihanet mesajını adamın kafa derisine yazdırmış ve onu bir hücreye atarak saçlarının uzamasını beklemiş.Bu durumda haberci yakalansa bile üstünde bir mektup bulunamayacağı için vezir kelleyi kurtaracakmış.Günü gelince köleyi yola çıkarmış, köle öteki kaleye ulaşınca kafasını traş etmelerini söylemiş.Bunun üzerine traş edilerek sultanın huzuruna çıkarılmış; sultanın mesajı rahatça okuyabilmesi için de kafasını eğmiş.Sultan mesajı okumuş ve gülümsemiş.Çünkü mesajın altında “Okuduktan sonra bu mektubu yırtın” yazılıymış.Ve mektubu yırtmışlar.Vatanına iyilik yaptığını sanarak ihanet eden köleyi götürüp kafasını kesmişler.

Bu hikâyeyi tarih gibi okumayın.Günümüzde de işler aynen böyle yürüyor: Vatan millet için yola düştüğünü sanan bazı kölelerin eline bir silah tutuşturuluyor; onlar bu ülkeye yapılabilecek en büyük hainlikleri yapıyor ve sonunda da bir mektup gibi yırtılıyorlar.İşin trajik yanı bu katillerin kendilerini milliyetçi sanmaları.Gerçek milliyetçilik bu ülkenin geleceğini, refahını, uluslararası itibarını korumakla olur.Bu kişilerse bizi çıkmaza götürüyor, Türkiye’nin başını büyük belalara sokuyorlar. Dolayısıyla tek tek hepimizin geleceğini karartıyorlar.İşte “kör milliyetçilik” böyle bir şey.Bizim gibiler; “Biz Türkler temiz insanlarız, merhametliyiz, değişik etnik grupları ve dinleri bir arada yaşatmayı başaran bir uygarlığa mensubuz. Evrensel insalık değerlerine saygılı bir demokrasiyiz” tezini anlatmaya ve dışarıdaki kötü imajımızı değiştirmeye çalıştıkça, bazı kişiler çıkıp “Hayır, Türkler katildir” mesajını oluşturmaya çalışıyor.Ve böylece bu ülkeye karşı hesap yapan, sonumuzu getirmeye çalışan çevrelerin aleti haline geliyorlar.Benim en çok içerlediğim de bu tezlerine Atatürk’ü alet etmeleri.O uygar ve büyük liderin, savaş koşullarında bile elleri temiz kalan komutanın katillerle ne ilgisi olabilir!