Son günlerde gazetelerde dehşet verici haberler okuyoruz.“Hangi birinden söz ediyorsun?” diye soracaksınız; çünkü o kadar çok dehşet verici haber var ki ortalıkta.Ama bugün benim üzerinde durmak istediğim nokta, bazı polislerin yol açtığı dehşet.Turistler öldürülüyor, parkta iki çocuk babası bir genç adam tekmeyle hayatını kaybediyor; en son olarak da bir genç “Dur ihtarı!”na uymadı gerekçesiyle beyninden kurşunlanıyor.Yani ortada bir felaket var; bir hiç uğruna sönen ocaklar, gözü yaşlı eşler, analar babalar, yetim kalan çocuklar.Bu suçları işleyen polisler nasıl bir eğitimden geçiriliyor, hangi kafa yapısıyla bu cinayetleri işliyor, masum insanlara nasıl kıyıyor, anlamak mümkün değil.

Türkiye’de ne yazık ki çok kan dökülmekte ama burada işin vahim yanı polisin şiddet uyguluyor oluşu.Çünkü polis bizi korumak için var. Bizim vergilerimizden maaş alıyorlar ve görevleri hepimizi kötülüklere, saldırılara karşı korumak.Görev tanımları bu. Bu yüzden bellerinde silah taşıyor, gereğinde ateş ediyorlar.Ama bu silah, masum insanlara yöneldiği zaman ortaya korkunç bir durum çıkıyor.Yurttaş, polisine güvenemezse kime güvenecek?Kendisini korumakla görevli polisin açtığı ateşle çocuğunu kaybeden aile, bu devlete nasıl saygı duyacak?

Biliyorum ki polis teşkilatının tamamı böyle değil. Kitap fuarlarında, konserlerde, yollarda, havaalanlarında birçok aydın, uygar, okuyan yazan polis tanıdım, onlarla sohbet ettim. İnsancıl yanları ağır basıyordu.Ama böyle birkaç olay, ailelere acı verirken, polisin de adını tümden lekelemiyor mu?

Böyle durumlarda bizde âdet, suçlu polisleri korumaktır.İşkenceci, sadist, katil birkaç kişi koskoca teşkilatın ve devletin adını lekeler ama nedense bunlar üstleri ve mahkemeler tarafından korunur.Gerekçe de şudur: Güvenlik güçlerinin moralini bozmayalım.Oysa durum tam ama tam tersidir: Güvenlik güçlerini ancak suç işleyen birkaç polisi cezalandırarak koruyabilirsiniz.Çünkü eğer yurttaş devlete güvenmezse, öldürülen çocuğunun, arkadaşının, nişanlısının, kocasının, karısının hakkını arayamazsa, daha önce gördüğümüz gibi intikam örgütleri doğar.

Cana değer vermek, insanoğlunun yükselebileceği en önemli mertebedir.Uygarlık bununla başlar.Bütün dinlerde de böyledir bu. Gerçekten inançlı olan insan, cana değer verir.Çünkü can “Allah yapısı”dır!Tanıdığım, bildiğim kadarıyla İçişleri Bakanı da Emniyet Genel Müdürü de içlerinde Allah korkusu olan ve “Allah’ın verdiği canı yine Allah alır!” akidesine bağlı isimler.Bu masumların canını alan polisleri koruyacaklarına, işi savsaklayacaklarına, soruşturmaları sümen altı edeceklerine inanmak istemiyorum.Çünkü böyle bir durumda, kendilerine de sorumluluk düşeceğini, o masumların kanının ellerine bulaşacağını bilirler.İşin sonunda vebal var.İlgili makamlardan, halkın kanayan vicdanını bir an önce rahatlatmalarını diliyoruz.Bunu halk olarak talep ediyoruz.