Yok yok, sandığınız gibi değil. Bu yazıda siyasi ihanetlerden söz etmeyeceğim. Girdiğimiz çalkantılı yolda herkes birbirini hain ilan ederken, ben bambaşka bir konudan dem vuracağım.Bu ihanet, insan sağlığına karşı yapılıyor. Hepimizi ilgilendiren, belki de ömrümüzü kısaltan bir ihanet bu.Ne garip ki, Türkiye siyasetin ıcığını cıcığını konuşuyor da kendisini, ailesini ve yakınlarını bu derece yakından ilgilendiren konulara fazla ilgi göstermiyor.Deprem diyorsunuz; söyleyebildikleri tek şey “Aman halkı korkutma!” İyi ama dün gece İstanbul’da yerden gelen o korkunç gürültüyü duymadınız mı? Belki de uykudaydınız ama benim gibi gece kuşları mutlaka o tüyler ürpertici sesi duymuştur.1999’daki gibi bir derin homurtu ve evde belli belirsiz bir sarsıntı, çatırdama.Hem de bu deprem sadece 3.3’müş. 7’nin üstündeki düşünemiyorum bile.
“Yüreklerin kulaklarının sağır kaldığı” bir başka konu da sağlık alanında işlenen cinayetler.Uğur Dündar’ın sohbet ettiği Dr. Eser Alptekin haykırıyor:“Çin’de üretilen kaçak ilaçlar, büyük Batı firmalarının isimleri altında pazarlanıyor.Türkiye bazı ilaçlarda kobay gibi kullanılıyor.İnsanları gereksiz ameliyatlarla sakat bırakıyorlar.Bu kadar ilaç yazmak doğru değil. Çünkü vücudun kendini tamir etme yeteneğine müdahale ediliyor, bu refleks köreltiliyor.Her canlı organizmanın kendisini tedavi etme yeteneği vardır: Yanlış bir şey yediğiniz zaman mideniz onu dışarı atar, gözünüze bir top atılsa göz kapaklarınız kendiliğinden kapanır.İçtiğimiz avuç avuç ilaçla vücudun iyileştirme yeteneğini köreltiyoruz.Yani doğal olarak yaşayacağımız ömrü kısaltıyoruz.Menopoz bir hastalık değil, doğal bir süreçtir. Şimdi bütün kadınları bir kemik erimesi korkusuna soktular.Herkes kemik ölçümüne ve bazıları sakıncalı olan ilaçlara koşuyor.Hastalık icat ediliyor. Satılık hastalıklar ortaya çıkarılıp sonra insanlar bunlarla ilgili para harcamaya zorlanıyor.”
Dr. Alptekin’in bu dehşet verici sözleri daha çok yankılanmalı, daha çok tartışılmalıydı.Ama bu konu da “konuşmadıklarımız” arasına giriyor. Kendi kendimize ihanet ediyoruz.
