Bugün sizlere Fuat Bozkurt’un iki kitabından söz etmek istiyorum. Ama izin verin önce tanımayan okurlar için Fuat Bozkurt’u kısaca anlatayım. Halen Akdeniz Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde profesörlük görevini yürütmekte olan Bozkurt, Türk dili ve Alevilik konularında uzman. Her iki konuda da yayımlanmış kitapları ve araştırmaları var. Bozkurt’un Türkçe Çağdaş Dilbilgisi, Türkçemizin ABC’si, Türkiye Türkçesi ve Türklerin Dili başlıklı kitapları Türkoloji ile ilgili önemli kaynaklar arasında yer alıyor. Alevilik konusunda yayımlanmış kitaplarının ise başlıkları şöyle: Buyruk, Toplumsal Boyutlarıyla Alevilik, Semahlar ve Çağdaşlaşma Sürecinde Alevilik. Bunların yanında Bozkurt’un halk bilimi konularında da yayımlanmış araştırmaları var. Benim size bugün tanıtmak istediğim kitapları “Türk Dili” ve “Çağdaşlaşma Sürecinde Alevilik”. İlk kez 1992’de yayımlanan, 2005’te yeni basımı yapılan “Türk Dili” son derece kapsamlı bir çalışma ve çok önemli bir başvuru kaynağı. Kitap on üç yıl süren bir çalışmanın ürünü. Bozkurt bu çalışmasında belli başlı Türk halklarını, tarihleri ve dilleri ile bir bütünlük içerisinde sunmayı amaçlamış. Farklı tarihsel dönemlerde yaşamış Türk halklarının dilleri arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ayrıntılı bir biçimde incelemiş ve örneklerle açıklamış. İskitler, Hunlar, Peçenekler, Hazarlar, Göktürkler, Uygurlar, Çağataylar, Oğuzlar, Türkmenler, Özbekler, Kazaklar, Kırgızlar Bozkurt’un dillerini incelediği Türk halklarından yalnızca birkaçı. Kitapta altmışa yakın Türk halkının dili tanıtılıyor.Yazar Alevilik üzerine son çalışması olan “Çağdaşlaşma Sürecinde Alevilik”te ise yüzyıllar içinde Alevi kimliğinin oluşumunun izlerini sürüyor. Bu kitap ilk olarak 2000’de yayımlanmış, 2006’da yeni baskısı yapılmış. Bozkurt kitapta geleneksel Alevi topluluklarını tanımlayan kültürel unsurları açıklıyor. Alevi ve Kızılbaş kavramlarının kökenlerini; Aleviliğin dünya görüşünü ve sanata bakışını; müzikle, şiirle olan yakın ilişkisini ve daha birçok özelliğini mercek altına alıyor. Selçuklu ve Osmanlı devletleri egemenliği altında Alevi topluluklarının devletle ilişkilerini ve Alevi kimliğinin gelişimini inceliyor. Daha sonra Alevi topluluklarının yakın tarihine bakıyor. Koçgiri Ayaklanması, Dersim Ayaklanması, 70’li yıllarda Alevilik ve solculuk ilişkisi, Malatya ve Maraş olayları, 80’li yıllarda kentli Alevi kimliğinin oluşumu, Madımak Yangını ve Gazi Mahallesi olayları gibi Türkiye’nin yakın tarihi açısından da çok önemli olayları anlatıyor. Bozkurt “Türk Dili” kitabının önsözünde soruyor: “Kendimizi ne kadar tanıyoruz? Bizim diyerek sahip olduğumuz değerleri gerçekten özümseyebiliyor muyuz? Yoksa önyargılar, bilgisizlikler, engellerle mi dolu dört bir yanımız?” Her iki kitabı da bu konulara ilgi duyan okurlara tavsiye ederim.