Dünya kültürünün köşe taşlarından biri olan Dante Alighieri'nin İlahi Komedya, Yeni Hayat gibi eserleri bizde pek bilinmez.
Geniş kitleler Dante adını, Cahit Sıtkı'nın "35 Yaş" şiirindeki, "Dante gibi ortasındayız ömrün" dizesinde duymuştur.
Kültürlü bir adam olan Cahit Sıtkı üstad, Dante'nin, insan yaşamındaki 35 inci yılı çok önemsediğini, bunu ömrün doruk noktası saydığını ve İlahi Komedya'nın "Yaşam yolumuzun ortasında" dizesiyle başladığını biliyordu. Peki o biliyordu da Türkiye neden İlahi Komedya'dan haberli değildi.
Şimdi sıkı durun:
Yasaklanmıştı da ondan!
Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan 8 yıl sonra, yani 1307'de yazılmaya başlanan bu eser, aradan yüzlerce yıl geçtikten sonra, İmparatorluğun son dönemlerinde yasaklanmıştı.
Osmanlı'nın "Hasta Adam" oluşunun, onun yerine kurulan Cumhuriyet'in de "Hasta Delikanlı" haline gelişinin ve içinde buluduğumuz yürek burkucu çözümsüzlüğün gerçek sebepleri üzerine kafa yoranlar, yasaklama kararını ibret verici bir belge gibi okusun!
★★★
Osmanlı İmparatorluğu'nun Londra Sefiri Musurus Paşa Dante'yi çevirmeye girişir.
Ne var ki Abdülhamid sansürü buna izin vermez.
Yıldız Sarayı'ndan Maarif Nezaretine gönderilen bir yazıda deniyor ki:
"İtalyan şairlerinden meşhur Dante'nin eserlerinin tabına katiyen ruhsat verilmemesi tebliğ edilmiş olduğu halde, bu eserin tashih edildikten sonra tab'ına ruhsat verilmek üzere olduğu zat-ı şahanece haber alınmıştır. Tashih edilmek suretiyle de olsa bu şairin eserlerine müsaade edilmemesi irade-i seniye iktizasındandır."
★★★
Oysa Dante, Batı düşüncesinin temel taşlarından biridir.
Bocaccio, 1373 yılında Floransa'da (hani Türk halkının futbol dolayısıyla tanıdığı kent) İlahi Komedya'yı halka okuyup, yorumlamakla görevlendirilmiştir. 15. yüzyılda bu eser üzerine önemli incelemeler yapılır. Baskı makinesinin bulunmasından sonra dörtyüzden fazla baskısı yayımlanır. Yabancı dillere çevrilir. Boticelli ve Michelangelo gibi büyük ressamlar, bu eserden ilham alan resimler yaparlar. Daha sonra Salvador Dali de bu eser üstüne resimler yaratacaktır. Büyük besteciler Rossini ve Schumann bu eserdeki şiirleri besteler, Lizst de bir senfonik şiir yazar.
Dante, Ezra Pound, T.S. Eliot, D'Anunzio, Paul Claudel, Anna Ahmatova gibi çağdaş şairleri de etkiler.
Ama Osmanlı İmparatorluğu'nda yasaklanır.
Hem de yazılışının üzerinden beş yüzyıl geçtikten sonra.
Çünkü Osmanlı ve Cumhuriyet, şairlerle, fikir adamlarıyla, kültür temsilcileriyle döğüşmeyi, onları ezip parçalayıp hapse tıkmayı, hayatlarını karartmayı sever.
Han-ı yağmanın devam etmesi için birinci kuraldır bu.
Türkiye'ye verilmiş ilahi bir cezadır!
Ve bu yazı, Zeynep Oral gibi, memlekette yanlış meslek (!) tutmuş olan bütün yazı-çizi ve sanat insanlarına sunulmuştur.
Not: Nahi Komedya, 1998 yılında, Rekin Teksoy'un özenli çevirisiyle Oğlak Yayınları tarafından, üç cilt olarak yayımlandı. Yüzyılların biriktirdiği açığı kapatmak isteyenlere tavsiye ederim.
