İlhan Ağabey’in gözaltına alınması ve bu acı olayın toplumda yarattığı derin sarsıntı üzerine biraz düşünmemiz gerekiyor. İlhan Selçuk’un sabaha karşı alınıp götürülüşü niçin bu kadar büyük bir şoka neden oldu? Neden dolayı, İlhan Selçuk’un fikirlerine yakın olmayan kesimler bile onunla ve Cumhuriyet Gazetesi’yle dayanışma içine girdi? Bu sorununu cevabını doğru olarak verebilirsek, toplumun dinamiklerini daha iyi anlamış oluruz.
Bence sorunun cevabı tek kelimedir: Omurga! Dünyanın bütün toplumları, eğilip bükülmeyen, iktidar yalakası olmayan, dönek durumuna düşmeyen, direnen, omurgalı insanı sever. Fikirlerine katılmasa, onunla taban tabana zıt düşünse bile direnen kişilik karşısında saygı duyar. Mesela Nâzım, Mehmet Akif’in fikirlerine yakın değildi. Ama onun için “Akif inanmış adam, Akif büyük adam!” diye şiir yazabiliyordu. Çünkü Mehmet Akif de hak bildiği yola yalnız giren, eğilip bükülmeyen, dünya nimetleri ve iktidar karşısında değerlerini satmayan bir ulu çınardı. Bugün Nâzım da aynı biçimde her kesimden saygı görüyor. Çünkü o da hayatını düşünceleri, inançları uğruna feda eden bir büyük kişilikti. Böyle insanlara düşmanları bile saygı duyar.
İşte İlhan Selçuk sarsıntısının altındaki temel neden budur. Bu toplumda yaşayan herkes İlhan Selçuk’un kişisel çıkarlar peşinde koşmadığını, Cumhuriyet Gazetesi’ni yaşatmak ve Cumhuriyet’i korumak için ölümü göze alabileceğini bilir. Ne Ziverbey köşkleri değiştirmiştir onun bu tutumunu, ne önüne uzatılan ikbal olanakları. Alçakgönüllü yaşamı içinde bir “dava adamı” olarak herkeste saygı uyandırmıştır.
Bir de dönekler var. İktidara göre rüzgâr gülü gibi dönüp duran, üç beş günlük saltanat ya da üç beş kuruş uğruna ruhunu, duruşunu, tavrını satan adamlar. Unutmayalım ki bunların varacağı en son nokta tarihin çöp sepetidir. Omurgalı aydınlar ise halkların gözünde yücelirler. Çünkü onların talip oldukları tek makam, insanoğlunun vicdanıdır. Ne mutlu İlhan Selçuk’lara! Ve ne yazık; yükseldik sanırken zillet çukuruna yuvarlanan döneklere!
