DEMEK ki siyasal İs-lam'ın yumuşak karnı eği-timmiş.

Bütün stratejilerini ve geleceğe dönük hesapla-rını bunun üzerine kur-muşlar.

İmam hatiplere küçük yaşta çocukları kaydettir-me olanağı ortadan kalka-cak diye kıyametler kop-ması bu yüzden.

İktidardan uzaklaşmaya bile bu kadar aldırmadılar.

Hiçbir şey küçük çocuk-ların eğitimi kadar önemli değil.

12 yaşındaki çocuklar i-mam hatibe gidemeyecek, bu o-kullara ancak 15 yaşında başlaya-bilecekler diye yer gök birbirine ge-çiyor.

Meclis komisyonlarında engelle-meler, kavgalar, ağza alınmaya-cak, yazılması bile ayıp kaçacak küfürler, cuma gösterileri, tehdit-ler...

Hepsi çocukların 12 değil de 15 yaşında imam hatipi seçmesi dü-zenlemesi yüzünden.

Bu tavırları, eğitim tartışmaları-nın arkasında siyasal bir strateji-nin yattığını ayan beyan ortaya koymakta.

Siyasal İslam'ın niyeti, iyiyi kötü-yü ayırdedemeyen küçük yaşta ço-cukları Kuran kursları ve imam ha-tip okullarında bir beyin yıkama sü-recinden geçirmek ve milyonlarca kararlı Cumhuriyet düşmanı yarat-mak.

Bu oyunun bozulması hiç işleri-ne gelmedi.

***

DEVLET raporlarına göre bu sü-reç şimdiye kadar böyle işlemiş ve ortaya milyonun üzerinde Cumhuri-yet düşmanı çıkmış.

İyi ama siyasiler şimdiye kadar neredeydi?

Madem bu okullar yüz binlerce genci, rejimi değiştirmek ve İslami esaslara oturtmak yönünde eğitti ve şartlandırdı, niye da-ha önceki Cumhuriyet hükümetleri buna müda-hale etmediler?

Bilgileri mi eksikti, ce-saretleri mi?

Evren yönetimi, Özal dönemi, Demirel, İnönü, Karayalçın ortaklıkları niçin bu sorunun üzerine gitmediler?

İmam hatiplerin tümü-nü açıp bu hale getiren tek başına Refah Partisi olamaz.

O halde varılan nokta-da herkesin sorumluluğu var.

Ama kimse sorumluluk üstlen-mek istemiyor.

***

BİRAZ daha derine gidersek kar-şımıza köy enstitüleri çıkıyor.

İnsan soyunun bulduğu belki de en iyi eğitim biçimini ortadan kal-dırmak, her yıl binlerce demokrat yetiştiren, köylere bilimin, eğiti-min, aydınlanmanın ışığını götüren köy enstitüleri'ni kapatmak ve ye-rine imam hatip okulları açmak ci-nayetlerin en büyüğü değil miydi?

Eğer köy enstitüleri kapatılma-saydı, Türkiye çoktan demokrat bir ülke olmuştu.

Aydınlanmadan korkan çevreler köy enstitüleri'ni kapatınca, o boşluk imam hatip okulları tarafın-dan dolduruldu ve köy çocukları A-tatürk devrimlerinin tam tersi ilke-lerle yetiştirilmeye başlandı.

Kısacası köy enstitüleri kapan-dığı gün, Türkiye Atatürk devrimle-rini kökleştirme ve yeni kuşakları bu anlayışla yetiştirme iradesini baltalamış oldu ve meydan Ata-türk'ten öç almak isteyenlere kal-dı.

İşte bir yanlış karar ve işte so-nuçları.

Köy enstitülerinin kapatılmış ol-ması yanlışını, yıllar sonra darbe-nin eşiğinden dönerek ve rejim tehlikesini tartışarak ödüyoruz.