Çok eskiden gitarla çaldığımız “İnci Avcıları” adlı güzel bir parça vardı. Son günlerde aklıma durup durup bu melodi geliyor. Çünkü galiba Türkiye’de inci mevsimi başladı. Gazeteleri açıp bakıyorum ki inciler arka arkaya sıralanmış:Türk Tarih Kurumu Başkanı “Türkiye’de Kürt yoktur. Bunlar Ermeni dönmesidir!” demiş. Öyle bir laf ki inci yakıştırması da yetmez: İnci falan değil Kaşıkçı Elması mübarek! Acaba Halaçoğlu, dünya tarihini değiştirecek bu buluşu yapmak için çok mu uğraştı? Madem Kürt yok o zaman Kürtçe diye bir dil de yok: Ahmed-i Hani, Memu Zin, Faki Teyran da yok. Selahattin Eyyubi bile yok. Bari eli değmişken, çevremizdeki herkesi derleyip toparlasın Halaçoğlu. Ortalığı hallaç pamuğu gibi atsın. Yunan da yok Ermeni de Kürt de Rus da! Hatta Fransız, İngiliz, Amerikalı da yok! Aslında yok olan ne biliyor musunuz? İzan ve dilin kemiği! Bir başka inci gazetelerimizin tepesinde pırıl pırıl parlıyor:Hayrünnisa Gül’e Sophia Loren başı yapılacakmış. Ne kuraklık ne ekonomik kriz ne deprem ne trafik ne yoksulluk! Varsa yoksa Hayrünnisa Hanım başı!Bir süre sonra görürsünüz, bir takım maymunlar mağazalara hücum edip, bu başın aynısını bağlatırlar. Zamanında Tansu pabucu, Çiller saçı diye yırtınmamışlar mıydı? Bence hükümet destekçisi iş kadınlarımız da başlarını böyle bağlamalı!Çok yakışır!
Bir başka inci risotto’nun şarabı! İçişleri Bakanı, risotto’nun şarapla pişirildiğini öğrenince kopuyor kızılca kıyamet! Bu hazretler çilav falan beğenmez. Yemekte risotto’ya, erkek giyiminde Versace’ye, arabada Mercedes’e yani hep gavur malına düşkündürler. Ama bir düşünsünler bakalım: O Mercedes arabayı domuz yiyen insanlar yapmıyor mu? Ya içindeki deriler! Domuz derisine dokunmak mekruh değil mi?
Son inci de Başbakan’dan geldi.“Gül’ün cumhurbaşkanlığını kabul etmeyenler bu memleketten çeksin gitsin!” İşte en önemli söz bu! Gerçekçi bir saptama! Hani Refah Partililer “Fıstık gibi olacak!” diyorlardı ya, meğer “Gül gibi olacak!” demek isterlermiş.
İncilerden inci beğenin! Pazar açıldı, artık her gün saçılacak bunlar ortaya.
