Dünya Değişirken – Zülfü Livaneli
İstanbul sinemalarında da oynayan “Sıradan Şüpheliler” (Usual Suspects) filmini gördünüz mü bilmem.
Müthiş zekice yazılmış filmin bizler için en ilginç yanı, kahramanın bir Türk oluşu.
(Bu arada meraklısı için bir not: Filmin montajcısı ile müzikçisi aynı kişi. Bu yüzden film, müzik ritmine göre videoklip gibi kurgulanmış ve çok ilginç bir sonuç çıkmış ortaya.)
***
Ne var ki İngiltere‘deki Türkiye konuları bu filmden ibaret değil.
European gazetesinde yayınlanan ve Sunday Times‘ın da iktibas ettiği fotoğraflar, ortalığı karıştırmaya devam ediyor.
Fotoğraflarda Türk askeri kılığında kişiler, birtakım kesilmiş kellelerle poz veriyorlar.
Şimdi fotoğrafların fotomontaj olup olmadığı incelenmekte.
İlk inceleme sonunda Kodak firması, “Fotomontaj yapıldığına dair bir bulgu olmadığını” bildirdi.
Büyükelçi Özdem Sanberk ise, resimler fotomontaj olmasa bile, isteyenin, her türlü üniforma ile resim çektirebileceğine ve bunun bir kanıt sayılamayacağına dikkat çekiyor.
“Bizim geleneğimizde kelle avcılığıyla övünmek yok!” diyor.
Fotoğrafları görünce dehşete düşmemek elde değil.
Bu konu ciddi olarak soruşturulmalı ve bir an önce aydınlatılmalı.
***
İkinci sorun ise bir İngiliz gazetesinin öne sürdüğü, “Türk diplomatları, diplomatik kurye ile uyuşturucu kaçırıyor.” iddiası.
Bu deli saçması suçlamanın iler tutar tarafı yok doğrusu ve bu yayın organı aleyhine büyük bir tazminat davası açılıyor. Davayı önemli bir avukat üstlenmiş durumda.
BİR TÜRK’E GÖNÜL VERDİM
Bir de 13 yaşındaki Sarah konusu var.
Biraz şişmanca olan ve pek çekici bulunmayan kızcağız tatil için gittiği Alanya’da Kahramanmaraşlı garson Musa ile tanışmış ve plajdaki ilk öpüşmelerinin ardından sırılsıklam aşık olmuş.
Ardından gelsin imam nikahi.
Şimdi 13 yaşındaki Sarah, İngiliz televizyonlarının dehşet içinde söylediği gibi “Suriye sınırına yakın Kahramanmaraş’a gelin gidiyor.”
Çocuklarla ilgilenen, sorumluluk sahibi kurumlar ne yapacağını şaşırmış durumda!
SANBERK FAKTÖRÜ
Her şeye rağmen, İngiltere’deki Türkiye temsilciliğinin başında Özdem Sanberk gibi tecrübeli bir kaptanın bulunuşu, sorunları hafifletiyor ve ülkeye saygınlık kazandırıyor.
Sanberk‘in uluslararası diplomat kalitesi ve kültürü, Londra‘da ilgili çevreler tarafından zaten bilinmekte.
Örneğin Büyükelçi Sanberk, Avrasya feribotu macerasının barışçı bir çözüme ulaşmasını, Türkiye lehine esen bir rüzgara dönüştürmüş durumda.
Zaten Türkiye, başındaki binbir belaya, yanlış yönetime ve sıkıntıya rağmen, Özdem Sanberk, Tanşuğ Bleda, Orhan Güvenen gibi pırıltılı, yurtsever ve fedakar insanlarıyla ayakta duruyor.
Gümrük Birliği’ne girişimizin sessiz mimarlarından birisi olan Sanberk‘le övünç duymalıyız.
***
Son bir not da Sunday Times gazetesinden.
Geçtiğimiz pazar bir yazıyı Hazreti Muhammed‘in şu sözleriyle başlatmışlardı:
“Alimlerin mürekkebi, şehitlerin kanından daha yücedir.”
Nasıl; müthiş değil mi!
