Bana öyle geliyor ki Türkiye'de her kade-
medeki okula ve kuruma acil olarak bir
ders zorunluluğu getirilmeli: İnsanî iliş-
kiler dersi.
Bu ders ilkokullarda okutulmalı. Ortaokul,
lise, üniversite ve lisansüstü düzeylerinde de
çok ciddiye alınarak eğitim verilmeli, sınavlar
yapılmalı.
Bununla yetinilmeyerek askerlik yapanlar
da bu eğitimden geçirilmeli.
Hatta otomobil ehliyeti ve silah ruhsa-
tı alanlar da bu sınavdan geçmek zorunda bı-
rakılmalı.
Çünkü bu toplum yavaş yavaş, insanî ilişki
denilen kavramı sözlüğünden silmeye başladı.
★★★

Sokakta karşılaştığınız insanların, özellikle de
genç erkeklerin yüzlerine bakın.
Sanki bir savaşa gider gibi gergin ve her an
saldırmaya hazır bir yüz anlatımıyla yürüdükle-
rini göreceksiniz.
Omuzların biri inik, biri kalkık.
Kaşlar da öyle.
Ağız ve çene gerilmiş.
Beden diline bir tehdit anlatımı yerleşmiş.
Sanırsın İstanbul caddelerinde değil de her
tarafına napalm yağan bir savaş tarlasında yü-
rüyor.
★★★

Sokakta bir şey sorduğunuz insandan güler-
yüz görmeyeli, bir tatlı söz işitmeyeli ne ka-
dar oldu söyler misiniz?
Ya asansörde karşılaştığınız komşularınız?
Size "Günaydın!" ya da "İyi akşamlar!"
diyorlar mı?
Hatırınızı soruyorlar mı?
★★★

Ya işyerlerinde karşınıza çıkan görevliler?
Yoksa, insanca bir ifade mi yöneltiyorlar
size yoksa üç kuşaktır devam eden bir kan da-
vasının hasmı gibi mi davranıyorlar?
Otobüste, minibüste, yolda dirsek yiyor mu-
sunuz bol bol?
★★★

Bu sorulara cevabınız evet ise, o zaman hiç
zaman geçirmeden bu topluma "insanî
ilişkiler" dersi vermek gerekli.
Bu dersi geçemeyen, gerekli kuralları öğre-
nemeyen insan ehliyet alamamalı mesela.
Hele silah ruhsatı hiç düşünülmemeli bile!
(Zaten sonuçta bunların elindeki silahla,
sürdükleri otomobilin de bir farkı kalmıyor ya!)
★★★

En aydın, en eğitilmiş kesimlerde bile somur-
tuk surat, çatık kaş ve kabalık devri başladı.
Herhalde bunu modern ve güçlü olmak di-
ye anlıyorlar.
Çünkü "ancak olgun başakların eğildi-
ğini"ni öğreten geleneksel toplum terbiyesi yok
oldu.
Meydan hamahlatlara kaldı.!