Botero'nun heykellerini bilir misiniz? Hani Paris'in ünlü bulvarında sergilendiğinde kıyametler koparan ve baktıkça bakasınız gelen şişman heykeller. Kadınlar, erkekler, çocuklar, atlar, filler; her şey şişman, yumuk yumuk ve kıvrım kıvrım. O kadar yumuşak ve sıcak ki, elinizi uzatıp okşayasınız geliyor. Son olarak geçen ay, Kudüs'teki müzenin bahçesinde gördüğüm Botero heykellerinden öyle bir büyülü huzur yayılıyor ki, etkilenmemek imkansız. Aynı huzuru Pazar akşamı Botero'nun heykellerini andıran bir büyük sanatçının yanında yaşadım. Çağımızın en büyük opera sanatçılarından biri ve tartışılmaz bir diva olan Monserrat Caballe, heybetli vücudu, oturuşu, duruşu, sesi ve gülüşü ile müthiş bir sükunet ve huzur tanrıçası. Onunla konuşurken bir süre sonra dünyayı daha problemsiz, daha arınmış ve duru bir planet olarak kavramaya başlıyorsunuz. Bu büyük (gerçekten büyük) ve hayranlık duyulacak sanatçı, sanki kendisinin ve büyük sanatının farkında değilmiş gibi duru ve yalın. Hareketlerine damgasını vuran şey; insan olmak! Büyük Mevlana'nın deyişiyle, "Olduğu gibi görünüyor ve göründüğü gibi oluyor." Sevecen, uyumlu... Dünyaya iyi gözlerle, iyi bir yürekle bakıyor. Bizim medya ve politika dünyasının acımasız küfürleşmelerinden ve insanların suratına damgasını vuran çirkin hırs birikimlerinden sonra Caballe gibi bir filozofla konuşmak can ilacı... Umutlanıyorsunuz. Dünyamızda hala içten, art niyetlerden uzak, iyi niyetli, yapıcı sanatçıların yaşadığını hatırlıyorsunuz. Bir soru üzerine "Evet" diyor Caballe "Ben tam bir Akdenizliyim ve ev kadınıyım." Yıllardır et yemediğini anlatıyor. Onun gibi bir Katalan olan Maria Del Mar Bonet'i çok beğendiğini söylüyor. Ona göre Bonet "Müthiş bir şarkıcı!"
FREDDY MERCURY İLE
Hatırlarsınız: Monserrat Caballe, Barcelona olimpiyatlarından önce ünlü star Freddy Mercury ile birlikte şarkı söylemiş ve plak yapmıştı. Gerçi operayla ilgilenmeyen gençlik çevrelerinde onun ününü pekiştiren de bu oldu ama Caballe'yi eleştirenler de eksik değildi. Operanın böyle çalışmalar yüzünden popülerleştiği ve soyluluğunu yitirdiğini öne sürenler oldu. Caballe bütün bu eleştirileri hoşgörülü ve bağışlayıcı gülümsemesiyle karşılıyor ve "Her müzik tarzının kendi içinde bir kalitesi olduğunu" söylemekle yetiniyor. Bu büyük opera sanatçısı, operayı bir snob sanatı olarak ele almıyor.
UNESCO'DA
Programı 2001 yılına kadar dolu olan bu büyük yıldız, UNESCO bünyesinde de çalışmalar yapıyor ve yurttaşı, Genel Direktör Federico Mayor'un "barış kültürü" programı için çaba gösteriyor. Yehudi Menuhin, Jose Carreras, Catherine Deneuve gibi UNESCO sanatçıları arasında Monserrat Caballe'nin tartışılmaz bir yeri var. Kendisini müziğe, insanlığa, dostluğa ve barışa adamış bu büyük sanatçıyı, bu alçakgönüllü divayı saygıyla selamlıyorum.
