DREYFUS Davası Fransa'yı sarsmıştı.

Eşber Yağmurdereli de Türkiye'yi sarsıyor.

Bu değerli insanın demir parmaklıklar arkasına gönderilmesi ve bu işlem sırasında başvurulan hoyratlık Türkiye'nin Dreyfus Davası'na dönüştü.

Dünyanın en büyük ajans ve gazetelerinin muhabirleri, bizleri arayarak durum hakkında bilgilenmek istiyorlar.

Halkın vicdanı sızlıyor.

Politikacılar üst üste açıklamalar yaparak Eşber Yağmurdereli'nin tutuklanışına ne kadar üzüldüklerini duyuruyorlar.

Oysa tutuklama öncesi hepsiyle görüşülmüş ve yardımları istenmişti.

Yaşar Kemal, konuyu Başbakan'la konuşmuştu.

Bizler, onlarca milletvekiline, bakana ve üst düzey hukukçuya ulaşmış ve durumu anlatmıştık.

Hiç kimse bir şey yapmadı.

Yazı işleri müdürlerine ve bu arada sevgili Işık Yurtçu'ya özgürlük sağlayan oylama sırasında, Eşber Yağmurderelilerin de yasaya dahil edilmesi için herkes büyük bir mücadele verdi.

Ne var ki bu konu ANAP'lı ve DSP'li milletvekillerinin gayretkeşliği ile hasıraltı edildi.

***

NEYSE...

Olan oldu ve Eşber Yağmurdereli çirkin bir uygulamayla Çankırı Cezaevi'ne gönderildi.

Dönüp de geriye bakıp, hesaplaşmalar yapmanın gereği yok.

Şimdi Meclis'in ve bütün politikacıların elinde altın bir fırsat var: CHP milletvekilleri Önder Sav, Oya Araslı, Nihat Matkap, Atila Sav ve Yılmaz Ateş Meclis Başkanlığı'na bir yasa önerisi verdiler.

Bu öneri 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun Geçici 1. maddesinin son fıkrasının değiştirilmesi hakkında...

Haydi Başbakan, haydi parti liderleri, haydi milletvekilleri!

Bu değişiklik önerisini süratle gündeme alıp durumu kurtarın!

Kimin durumunu mu?

Önce Türkiye'nin, sonra da Yağmurderelilerin!

Bir de şu var:

Birileri, bu yasa değişikliğine karşı çıkar, Meclis'e gelmez ya da engelleme yaparlarsa, unutmasınlar ki halkın vicdanında sonsuza kadar mahkûm olacaklar!

E mail: livaneli@milliyet.com.tr