BERGAMA Belediye Başkanı Sefa Taşkın bir faks çekmiş.

Diyor ki, "Her nedense şu 'siyanür', seni çok seven yörelerde dolaşıyor!
Önce Bergama;
Sonra Artvin;
Şimdi Issık Göl;
Ne dersin?"

ISSIK Göl'ün yer aldığı Kırgızistan bize fahri yurttaşlık vermiş, Bergama ise fahri hemşerilikle onurlandırmıştı.
Artvin ise kökenim!
Sefa Taşkın dostum, bu rastlantıya dikkat çekiyor ve ne dediğimi soruyor.
Ne diyeyim!
Siyanürle altın çıkarma yönteminin tehlikesini hala anlamayanların, hiç olmazsa Issık Göl faciasından ders almalarını diliyorum.

OLAYI özetleyelim:
Geçen hafta, Kırgızistan'da, Kanadalılar tarafından işletilen altın madenine siyanür taşıyan kamyon yoldan çıkarak, Issık Göl'e dökülen nehre yuvarlanıyor. Kamyonda bulunan 20 ton siyanürün 1762 kilosu suya karışıyor. Nehir bu zehiri Issık Göl'e taşıyor.
Ve 240 kişi siyanürden zehirleniyor.
Büyük ölçüde balık ölümlerine rastlanıyor.
Nehirde ve göldeki deniz ürünleri de zehirli artık.

ISSIK Göl denilen dünya harikasını görmüş olsanız, sizin de yüreğiniz yanardı.
1986'da gölden ismini alan bir forum kurmuş ve o tarihten bu yana birçok kez bu güzel gölü ziyaret etmiştik.
Son olarak ağustos ayında oradaydım.
Cengiz Aytmatov, Mihail Gorbaçov ve Federi-co Mayor'la gölde tekne turu yaparken, durmadan hayranlığımızı dile getiriyorduk.
Masnavi bir su, yemyeşil kıyılar, gölü çevreleyen başı karlı ulu dağlar...
Kısacası nefes kesici bir güzellik.
Sanayi atıklarıyla kirlenmemiş, bakir bir doğa parçası.

NE yazık ki, Kanadalı şirketin zehirli eli Issık Göl'e de uzandı.
Cengiz Aytmatov'un yüzlerce sayfa yazarak güzelliğini anlatmaya çalıştığı gölü zehirledi.
Aynı şeyi Bergama'mıza, Artvin'deki Kafkasör'ümüze de yapmak istiyorlar.
İzin vermeyelim.
Servet gelir geçer, ama dünyanın bütün hazinelerini yığsanız bir Issık Göl, bir Bergama, bir Kafkasör yaratmanız mümkün değil.