NEREDEN nereye...
1974 yılında Bülent Ecevit İsveç'e geliyor. Rahmetli Turan Güneş de yanında.
Güneş ve Türkiye'den gelen gazeteci arkadaşlarla, sabahın üçüne kadar süren sazlı sözlü bir gece geçiriyoruz bizim evde.
Daha sonra bu gecenin Orhan Duru tarafından kaydedilen kaseti Ankara çevrelerinde epey yankılanıyor.
O günlerde İsmail Cem'in çıkardığı Politika gazetesine yazmaktayım.
Olof Palme ile bir röportaj yapıyorum. Türkiye'yi ve Ecevit'i övüyor.
Sonra?..
Sonrası bildiğiniz gibi. Bu karizmatik lider, Sveavegen'de kurşunlanarak öldürülüyor.
Aradan yıllar geçiyor. Palme cinayeti Şemdin Sakık'ın itiraflarıyla yine gündemde.
***
NE var ki, dün görüştüğüm İsveç yetkilileri, Şemdin Sakık'ın ifadesini inandırıcı bulmadıklarını belirtiyorlar.
Sakık'ın ifadesinde yer alan bilgiler, yıllar önce Stockholm polis şefi Hans Holmer'in, PKK bağlantısı araştırırken verdiği ve basında sıkça yer alan detayların aynısı.
Yeni bir bilgi yok.
İsveç yetkili çevrelerinin ve halkın birleştiği nokta Olof Palme'yi, Christer Peterson adlı İsveçlinin öldürmüş olduğu.
Peterson uyuşturucu bağımlısı ve daha önce de adam öldürmüş.
Ayrıca cinayete tanık olan Bayan Lisbeth Palme (Olof Palme'nin eşi), Christer Peterson'u teşhis ettiğini söylüyor.
Herkes katilin Peterson olduğuna inanmakta.
Ne var ki, cinayet silahı bulunamadığı ve maddi deliller tam olarak oluşmadığı için Peterson salıverildi.
Ama bu durum onun suçsuz olduğunu göstermiyor.
***
PETERSON'un Olof Palme'yi, "tutucu çevrelerden kaynaklanan Palme nefretinin etkisinde kaldığı için" öldürdüğü sanılmakta.
Çünkü İsveç'in zengin çevrelerine ait bir burjuva ailesinden gelen Olof Palme, solun simgesi olmuştu ve bu durum tutucu çevreleri müthiş rahatsız etmekteydi.
Bu yüzden Palme aleyhine güçlü bir kamuoyu kampanyası başlatılmıştı. Her yerde Palme'nin İsveç için ne kadar zararlı bir yönetici olduğu konuşuluyordu.
Uyuşturucu tutkunu Peterson'un bu konuşmaların etkisinde kaldığı ve bulanık zihninde oluşan karmaşa sonucu Palme'yi öldürdüğü düşünülüyor.
Şimdi en önemli amaç, cinayet silahını bulup Peterson'un suçluluğunu kanıtlamak!
***
DEMEK ki, Şemdin Sakık'ın itirafları her an, her yerde geçerli olabilecek belgeler değil.
Bilerek yanıltma, olayları birbirine karıştırma, yanlış anlama, yanlış bilgilendirme gibi ihtimaller söz konusu.
Bu cinayet makinesinin söylediklerine ihtiyatla yaklaşılması, her iddianın kılı kırk yararak incelenmesi gerekiyor.
