BUGÜNLERDE elimde çok güzel bir kitap var.
Yıllar önce okumuştum, ama tekrar okumaktan yine keyif alıyorum.
İsveçli yazar Per Wahlö-ö'nün "Kamyonet" adlı romanı, Nuran Yavuz'un çevirisiyle Telos yayınları arasından çıkmış.
(70'lerden önce kim yayınlamıştı hatırlamıyorum.)
***
ROMAN, Franco İspanya'sında, küçük bir balıkçı kasabasında geçiyor.
Katalan denizinin tuzunu ve yakıcı sıcağı etinizde kemiğinizde hissediyorsunuz okurken.
Balıkçı kasabasındaki İskandinavlar'ın hikayeleri anlatılıyor.
Ama yazar, roman kişilerinin ve ana maceranın geri planına Franco faşizmini ustaca yedirmiş.
Hikaye ilerledikçe, faşizmin halk üzerindeki etkisini ve ülkeyi nasıl bir cendereye aldığını daha iyi anlıyorsunuz.
Turizmden para kazanan İspanya'da turistlerin de bazı sıkı kurallara uymaları gerekiyor.
Denize girmek bile kurallara bağlanmış.
Ve Franco rejimi, turistlere karşı kendi yurttaşlarını aşağılayan yasalar, yönetmelikler getirmiş.
Romanın bir bölümünde, kamyonetle patikadan inen Norveçli, bir koyun sürüsüne dalıyor ve bir koyunu eziyor.
İhtiyar çoban yakınmaya başlayınca jandarma duruma el koyuyor ve tartışma yaşlı çobanın yediği tokatla son buluyor.
Çünkü Franco rejiminin gözünde turist değerli, kendi halkı ise güdülmesi gereken bir hayvan sürüsü.
***
İSPANYA nice değerli yılını Generalissimo Franco'nun çizmeleri altında inleyerek geçirdi.
Nice değerli evladı, başı sıkan bir çemberle enseye yavaş yavaş büyük bir çivi sokulması demek olan garreta yöntemiyle idam edildi.
Yazarları, şairleri, ressamları, yönetmenleri, ömürlerini sürgünde geçirdiler.
Demokrasiye kavuşur kavuşmaz da, Joan Miro'nun günebakanları gibi inanılmaz bir parlaklıkla açıldı İspanya.
Gözalıcı bir pırıltıya kavuştu.
Avrupa Birliği üyesi oldu.
Böylece kasasına yardım olarak her gün 23 milyon dolar girmeye başladı.
Turizmi gelişti.
Uluslararası saygınlığı arttı.
Ve dünyanın en saygın ve güçlü ülkeleri arasında yer aldı.
***
İSPANYA, bu başarıyı, bu refahı Felipe Gonzales başkanlığındaki sol yönetime borçlu.
Oysa iç savaşta Franco milisleri, solculara karşı oldukları için yüz binlerce insanı öldürmüşlerdi.
Demek, nice kan dökülürse dökülsün tarihin akışı durdurulamıyor.
***
PER Wahlöö'yü demokrat İspanya döneminde tekrar okumak çok zevkli.
Çünkü artık diktatör, cesedinin çıkarılmasından korktuğu için kendini gömdürdüğü binlerce ton kayanın altında.
İspanya ise çiçek açıyor.
E mail: livaneli@milliyet.com.tr
