Güney Kıbrıs Rum kesiminde 21 Mayıs günü yapılan genel seçimleri iktidardaki DIKO-AKEL koalisyonu kazandı. Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos’un partisi DIKO (Demokratik Parti), oy oranını yüzde 18’e çıkarırken, AKEL partisi oy oranında düşüş kaydederek seçimi yüzde 31’le bitirdi. Seçimde Annan Planı’na destek veren tüm partiler oy kaybetti. Seçmenler muhalefetteki DISI’yi de (Demokratik Seferberlik Partisi) 2004’teki referandumda Annan Planı’nı son anda reddeden AKEL’i de cezalandırdı. Annan Planı’na ‘evet’ kampanyası yürüten Birleşik Demokratlar Hareketi (EDİ) meclise giremedi. İstifa kararı alan Parti Başkanı Mihalis Papapetru’nun sözleri durumu özetliyor: “Kıbrıs Rum toplumu bizim verdiğimiz mesajları kabul etmiyor.” Yani Güney Kıbrıs genel seçimlerinin esas galibi Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos ve Annan Planı’na “hayır” diyenler oldu. Tassos Papadopulos Annan Planı’na karşı çıkanların başında geliyor. Ne yazık ki seçim sonuçları onun Türkiye karşıtı politikalarına seçmenin de destek verdiğini gösteriyor. Papadopulos’un partisi, oylarını 2001 genel seçimlerine göre en fazla artıran parti oldu ve 11 milletvekili çıkardı. Siyasi gözlemciler de mevcut koalisyonun seçim galibiyetini, Ada’nın birleştirilmesini öngören Annan Planı’na karşı çıkan kesimin zaferi olarak nitelendiriyor. Rum seçmen açıkça Annan Planı ve Türkiye’ye karşı daha ılımlı politikaları savunan partileri cezalandırdı. Milliyetçiliği öne çıkaran küçük partilerin oylarında da artış var. Papadopulos, Türkiye’den Gümrük Birliği Ek Protokolü çerçevesinde, bütün limanlarını Rumlara açmasını, aksi takdirde üyeliği veto edeceğini söylüyor. Papadopulos bu politikasını aynen sürdürecek. Bu durumda Annan Planı temelinde çözüm hedefleyen Birleşmiş Milletler’in işi çok zorlaşacak. Avrupa Birliği’ne de büyük iş düşüyor. Türkiye, Kıbrıs sorununa siyasi bir çözüm bulunması yönündeki kararlılığını, bugüne kadar muhafaza etmiş ve bu tutumunu da açıkça ortaya koymuştu. Ancak bu noktadan sonra Kıbrıs’ta yetkilerin paylaşıldığı iki kesimli ortak bir devleti savunmak oldukça zor görünüyor. Türkler bunu istiyordu ancak Güney Kıbrıs Rum kesimi bu seçimlerle tüm köprüleri atmış oldu. Güney Kıbrıslıların yüzde 50’den fazlası Türklerle birlikte yaşamak istemiyor. Bu durumda da Kuzey’de bağımsız bir Türk devletini kurulmasını savunan tezler haklılık kazanıyor. Ben daha önce bunu savunmuyordum ama şu an için Kıbrıs’ta iki ayrı devlet kurulmasından başka bir çözüm yolu yok.