Bu güzel ve alımlı kuzey kenti Türkiye'nin hem gerçek gündemine, hem popüler gündemine oturdu.

Avrupa Birliği rotamız "Kopenhag Kriterleri"ne uyma koşuluna bağlı.

Buna ek olarak; İngiltere ile Türkiye arasındaki rekabete dönüşen UEFA kupası finali de Kopenhag'da oynanacak.

İnsan hakları ve demokrasi yolunda adımlar atmamızı öngören "Kopenhag Kriteleri" futbol maçından çok daha önemli ama medyamızın kriterleri farklı.

Onlar kupa finalini, Avrupa Birliği'nden çok daha önemli bir yere taşıyorlar.

Sonuç olarak Kopenhag hem gerçek, hem popüler gündemimizde baş sırada.

Danimarka prensi olan Hamlet, bu kentte bir kurukafayı eline almış ve "Olmak ya da olmamak/İşte bütün mesele bu!" demişti ya.

Bizim de durumumuz böyle. Hamlet gibi.

Avrupa Birliği'nde olmak ya da olmamak!

Finalde olmak ya da olmamak!

***

17 Mayıs'ta Kopenhag'da oynanacak Galatasaray/Arsenal maçının Leeds'ten daha büyük tehlikelere gebe olduğunu kestirmek için kahin olmaya gerek yok.

Çünkü bu kente onbinlerce Türk ve İngiliz akacak. İskandinavya'da oturan yurttaşlarımız kolayca gidecekler bu kente. Almanya'dan geçiverecekler. Türkiye'den ve diğer Avrupa ülkelerinden de hatırı sayılır sayıda insan yollara düşecek.

İngilizler de boş durmayacak elbette.

Onlar da Kopenhag çıkarması düzenleyecek.

Hooligan olanı olmayanı kente üşüşecek.

BIÇAK FAKTÖRÜ

Başka koşullarda on binlerce Türkiyeli ve İngiliz futbol taraftarının bir kentte buluşması doğal karşılanabilirdi.

Ama Taksim'deki iki cinayetten sonra işler değişti.

Çünkü Taksim, futbol kavgalarına bıçak unsurunu soktu.

İngiliz hooliganlar dünyanın her yerinde içip olay çıkarıyor ve kafa göz yarmacasına dövüşüyorlardı. Ama bıçakları yoktu.

Taksim'de iki İngiliz bıçaklanarak öldürülünce, "Gelecek sefer biz de boş gelmeyeceğiz." dediler.

İşte en büyük tehlike bu.

Yani bıçaklı, silahlı grupların Kopenhag sokaklarında, barlarında, lokantalarında birbirine girmesi.

Polis stadyumu kontrol altına alabilir ama bütün kenti denetlemesi imkansız.

***

Burada anahtar kelime "bıçak"

Bıçak, futbol kavgalarının niteliğini değiştirdi.

Taksim'de bıçak kullanılmasının, bizim açımızdan pek şaşılacak yanı yok.

Çünkü Türkiye'de kavgaya tutuşan insanlar yumruklarına değil, silahlara güvenir.

Türk insanı kavga başlar başlamaz hemen çevresine bakınır ve levye, demir, sopa, bıçak gibi, karşısındakine vuracak bir alet arar.

Yumruklarını sıkıp gard alarak kavgaya girişmek adeti yoktur bizde.

İşte bu gelenek sonunda Avrupa kupalarına "bıçak" unsurunu soktu.

17 Mayıs Kopenhag bazıları için "Olmamak ya da olmamak" meselesine dönüşebilir.

Unutulmasın ki Hamlet oyunu, Danimarka'da geçer ve bir trajedidir.