DÜN Güngör Mengi
dostumuzun sütunun-
da ilginç bir anket so-
nucu yayınlandı.
Genç Yönetici ve İ-
şadamları Derneği'nin
düzenlediği ankette
"Türkiye'ye en çok
zarar veren lider
kim?" sorusu sorul-
muş.
Cevap; Tansu Çil-
ler!
Hem de yüzde 70
gibi ezici bir çoğunluk-
la.

***

ASLINDA bu anket
sonucu hiçbirimiz için sürpriz
değil!
Yüz binlerce evde, dost top-
lantısında aynı şey konuşulu-
yor.
Fakat, bir kez liderlik postu-
nu ele geçirmiş olan genel
başkanların iktidarını sarsma-
ya imkan yok.
Genel başkanlık, padişahlık-
tan bile daha güvenli bir ma-
kam.
Galiba Türkiye'deki birçok
sıkıntının temelinde de bu yatı-
yor.

***

1960 darbesini hepimiz ha-
tırlıyoruz.
Eğer parti içi demokratik
mekanizmalar işlese ve Adnan
Menderes'in diktatör olması-
na izin verilmese, alternatif
genel başkan adayları çıkıp
başarı sağlayabilseydi
1960'ta bir darbe olmazdı.
Aynı mantığı 1971 muhtırası
için de yürütmek mümkün.
Eğer aralarında gerginlik bu-
lunan liderler parti içi meka-
nizmalarla değiştirilebilseydi
12 Mart'ta bir muhtıra verile-
mez, verilse bile boşlukta ka-
lırdı.
1980 için de aynı şeyleri
tekrarlayabiliriz.

***

PARTİLERİNDE genel baş-
kanlık koltuğunu ele geçirmiş
olan liderler ya ölümle gidiyor
ya da köşke çıkarak.
Değişen, yenile-
şen Türkiye bir türlü
siyasi parti yapısına
dokunamıyor.

***

İŞİN bir de kişisel
boyutu var.
Hangi meslekte o-
lursanız olun, başarı-
sızlık affedilmez.
Sporcular, işadam-
ları, gazeteciler, as-
kerler mesleklerinde
başarı göstermek zo-
rundadırlar.
Yoksa üst kade-
melere tırmanmaları
mümkün olmaz.
Bu kuralın tek ayrıcalığı poli-
tikacılardır.
Onlar başarısız oldukça yük-
selirler.
Seçim üstüne seçim yitiren
ve muhalefette eriyen genel
başkanlar bile baş üstünde ta-
şınır.
Partilerinin oyunu inanılmaz
ölçüde düşüren genel başkan-
lara adeta tapınılır.
Çünkü bizde politika rasyo-
nel bir uğraş değildir. Akıl ku-
rallarına göre işlemez.

***

TÜRKİYE bugün yeni bir dar-
be söylentisiyle karşı karşıya i-
se, bu durumda siyasi liderle-
rin yine çok büyük payı vardır.
Merkez sağ ve solun ikişer
parçalı olmasının tek nedeni
genel başkanlardır.
Refah'a iktidar fırsatı veren
budur.
Yoksa Türk halkı Refah'ı ikti-
dara getirecek bir tercihte bu-
lunmamıştır.
Siyasi liderler aralarındaki
kişisel çekişme ülkeyi bir kez
daha askeri darbenin eşiğine
getirdi:
Aynen 1960, 71 ve 80'de
olduğu gibi!
Umarız bu kez akıl ve sağdu-
yu galip gelir ve genel başkan
saltanatına karşı çıkacak beş
- on namuslu isim rejimi bu
çıkmazdan kurtarır.