AMERİKA'nın dünyaca ünlü California kıyılarına taş çıkartacak kadar güzel bir kıyı şeridi.

Florida'yı gölgede bırakacak bir güzellik.

Fransa'nın güney kıyılarını kıskandıracak bir orman, dağ ve deniz üçgeni.

Kısacası, nefes kesici bir bölge.

***

ANTALYA'dan sözediyoruz.

Bayram tatilinde iki üç günlüğüne gittiğimiz Antalya, dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olma yolunda.

Yapılmakta olan 14 beş yıldızlı otelle birlikte yatak kapasitesi 160 bine çıkacak olan Antalya.

Tatil köyleri, beş yıldızlı oteller ve kentin hemen kıyısından başlayan portakal bahçeleri.

Türkiye gayrı safi milli hasılasına katkı yapan dördüncü kent.

***

İNSAN Türkiye'nin bu boyutunu gördükten sonra, Ankara'daki kısır siyasi çekişmelere daha derinden hayıflanıyor.

Anadolu'nun hangi yöresine gidersem gideyim, şaşkınlık ve hayranlıkla, derin bir düş kırıklığını birlikte yaşıyorum.

Güneyi, kuzeyi, doğusu, batısıyla muhteşem bir kültür, insan ve doğa çeşitliliği üzerine kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, bu avantajı iyi kullanıp da dünyanın sayılı ülkelerinden biri olacağına, 2000 yılına gelirken hala rejimini tartışıp, üçbeş yüz siyasetçinin eline terkedilmiş bir perişanlığı yaşıyor.

Artık Ankara bu ülkeyi temsil etmiyor.

Ankara'nın tek önemi, devlet rantını paylaşmak isteyen ihtiraslı ve doymak bilmez çevrelerin merkezi oluşunda.

Ülkenin topraklarını, denizlerini, madenlerini, gelirlerini paylaşmak istiyorlar ve ne yazık ki bu uğraşın adı siyaset oluyor.

Türkiye gelişmiş kadrolarıyla, renkli insan malzemesiyle bu tıkanıklığı da aşacak elbet.

Ne var ki yıllar boşa gidiyor ve gereksiz yere acı çekiliyor.

***

ANTALYA'da Bey dağlarının karlı zirvelerine bakarken televizyonda haberleri izlemek öyle garip ki!

Bir yanda başı pare pare dumanlı dağlar, öte yanda bir Mekke çaçırında zikir yapıp kendinden geçen çıplak ve kıllı erkek gövdeleri.

Yerlerde uyuyup horlayan, kendine gelir gelmez Rufai dervişleri gibi sallanmaya başlayan Türkiye Cumhuriyeti milletvekilleri.

Mustafa Kemal'in başkanlığını yaptığı Millet Meclisi'nin üyeleri.

Dünya sinemasının en gerçeküstü yöntemleri bile, böylesine absürd bir görüntüyü hayal etmekte güçlük çekerlerdi.