Başbakan, Cumhurbaşkanı’ nın atamaları engellemesinden yakınmış ve bulundukları yörede turizmi güçlendirecek, hamle yapabilecek dinamit valiler atamak istediğini ama bunlan gerçekleştiremediğini söylemiş. Bu yöreler arasında Mardin’i de sayıyor. Mardin’e gitmemiş ve orada Vali Temel Koçaklar’in olağanüstü bir gayretle yaptıklarını görmemiş olsam hadi neyse. Ama gördükten sonra, biliyorum ki Başbakan’in söylediklerinin dinamizmle, turizm hamlesiyle hiçbir ilgisi olamaz. Çünkü Mardin’de gönlünü bu kente vermiş, gece gündüz demeden çalışan, Mardin’i dünyaya tanıtan, Prens Charles başta olmak üzere birçok yabancıdan övgüler alan, yöre insanıyla uyumlu; seven, sevilen bir Cumhuriyet valisi var. Birkaç ay önce Vali Temel Koçaklar’la ilgili şunları yazmışım: “Mardin’de tarih toprak altında yitip gitmiş, medreselerin çoğunun yeri bile kaybolmuş ama sonra masallarda söylendiği gibi ‘Bir gün bir vali gelmiş şehre’ beş yıldır geceli gündüzlü çabalarla Mardin’in kaderini değiştirmiş. Yüzlerce yıllık eserleri gün ışığına kavuşturmuş, yok olmaktan kurtarmış. Bunca yer gezdim: Mardin valisi Temel Bey ve eşi Sabahat Hanım (Koçaklar) kadar görev yaptığı şehre aşkla bağlanan insanlar görmedim. “Mardin’i gördünüz mü bilmem.Bu olağanüstü müze kent, Türkiye’nin her yerini vuran çirkin inşaat furyasından nasibini almış ve mücevher gibi saklanması gereken tarihi binaların üst katlarına gecekondular inşa edilmiş:Altı Selçuk; üstü arabesk.Altı Süryani; üstü gecekondu. Altı Akkoyunlu; üstü zevksizlik örneği ama Vali Koçaklar’ın bina sahiplerini kırmadan dökmeden, restorasyon için iknaya, tarihi dokuyu ortaya çıkarmaya çalıştığını gördüm. Bazı mülk sahipleri kendi istekleriyle gecekonduları yıkıp, tarihi binayı onarıyor. Bütün bunlar bir valiyi başarılı kılmaz da ne kılar? Bu yüzden Başbakan’in söylediği sözlerde bir hata olduğunu, Mardin’in o cümlelere yanlışlıkla karıştığını düşünmek istiyorum.
