Her dönemde solu, halkla bütünleşen gerçek solu çürütmek için senaryolar sahneye konmuştur. Bu senaryolar en önemli taktiklerinden birisi, halkın güvendiği ve gönül birliği kurduğu solcu insanların, kendisine sol adı veren bir çevre tarafından eleştirilmesi ve yalan yanlış karalanmasıdır. Son zamanlarda bu tutumun iyice belirginleştiği ve bazı “sahte sol” çevrelerin, solculara yönelttikleri iftira kampanyalarının hızlandığını görüyoruz. Bunda “solcu solcunun kurdudur” sözünü haklı çıkartacak biçimde bir takım kişisel kıskançlıkların, çekememezliklerin etkisi olduğu açık. Bazıları bilerek, bazıları bilmeyerek sola karşı yürütülen büyük bir kampanyanın parçaları oluyorlar.

Bizimkilerin kafası o kadar karışmış durumda ki kendi düşüncelerine “ sol” adını vermeleri, Rusya’da Jirinovski’nin sol olarak tanımlanması kadar saçma. Solculuk, istediğiniz gibi eğip bükülebileceğiniz ve altında gerçek yüzünüzü saklayabileceğininiz bir maske değil ki. Eğer solcu olduğunuza hala inananlar varsa, bunun sebebi sizin solculuğunuz değil, o küçük grubun cehaleti.

Şimdi soğukkanlılıkla, savunulan görüşleri ele alalım: 1. Genel olarak ordudan ve bazı darbelerden yana olmak, 2. Sıkı sıkıya devletçiliğe sarılmak, 3. Birçok komşu ülkeye düşmanca bir tutum sergilemek, 4. Şoven bir milliyetçiliği ön plana çıkarmak. İşte her gün işlenen görüşler bunlar.

Ben hiçbir fikrin söylenmesine karşı değilim. Bilindiği gibi küfür de etmem. Tek dileğim kavramların yerli yerine oturması insanların tutarlı olması. Yukarıda sayılan ilkelerin “sol”la ilgisi yok ki. Bu ilkeleri herhangi bir yabancı aydına saysanız ve nasıl bir görüşü temsil ettiklerini sorsanız alacağınız cevap bellidir: “Nasyonal sosyalizm” , yani kısaltılmış biçimiyle “Na-zi”, yani “Milliyetçi Sol”

Solun evrensel ilkeleri “İşçi sınıfından, çağdaşlıktan, kültürden yana olmak, anti-militarist tavır sergilemek, halkların kendi kaderlerini tayin hakkını kabul etmek, yabancı kültürler arasındaki kardeşliği savunmak ve enternasyonel ruhunu yaşatmak”tır. Sol ne zamandan beri militarizmin, şovenizmin, devlet sömürüsünün, Kürt düşmanlığının, Yunan nefretinin adı oldu?

Seviniyorum: Halk yanılmıyor. Yıllardan beri militaristleri dar bir yarı-aydın grubunun içine hapsetmiş durumda. Bir türlü serpilip halka, kitlelere, yüzbinlerce, milyonlarca insana ulaşamıyorlar. Halk dürüst insanları anlıyor ve o müthiş sevgisiyle bağrına basıyor. “Milliyetçi solcular” küçük bir kulüp olarak, gerçek sola iftira ede ede tükenip gidiyorlar.