Son derece sempatik ve zeki bir hanımefendiyle sohbet ediyoruz. Hindistan’ın Ankara’daki Büyükelçisi Chitra Narayanan ile birlikteyiz. Narayanan otuz yıl önce çocuk olarak Ankara’da yine Hindistan Büyükelçilik rezidansında imiş. Çünkü değerli babası o dönemde buradaki Hindistan sefiri imiş. Daha sonra Hindistan Cumhurbaşkanı olmuş. Şimdi Cihtra Narayanan, babaevine tekrar geri dönmenin ve Hindistan gibi muazzam bir ülkeyi Türkiye’de temsil etmenin onurunu taşıyor.

Uzmanlar dışında, sokaktaki insana sorsak ve Hindistan denilince akıllarına neler geldiğini öğrenmek istesek ne duyarız acaba? Kalabalık bir nüfus, yoksulluk, siyasi cinayetler, Hint fakirleri ve bol şarkılı Bollywood filmleri değil mi? İşte bu çok yanıltıcı ve gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir görüntü. Dışarıdaki yanlış imajından çok yakınan Türkiye, ne yazık ki kendisi de birçok ülkeye haksızlık yapıyor.S ize Hindistan hakkında gerçek bir fikir verebilmek için birkaç çarpıcı sayı sıralayayım. 5 bin yıllık bir uygarlık. 325 dil ve 1625 şive konuşuluyor. 18 resmi dili var. 1.3 milyar nüfusa sahip. 5 bin 600 günlük gazete ve 35 bin dergi çıkıyor. Toplam tiraj 142 milyon. Yıllık milli geliri 576 milyar dolar. Dünyanın en büyük demokrasisi. Dünyanın 4. büyük ekonomisi. Dünyanın en büyük İngilizce konuşan ulusu. Bilişim, bio teknoloji ve uzay konularında dünya düzeyinde bir oyuncu. Dünyanın 2. büyük mühendis ve bilim adamı kadrosuna sahip. Yoksulluğu hızla düşürüyor, eğitim ve yaşam süresini sürekli yükseltiyor.

Bu çarpıcı istatistiklere devam etmek mümkün ama bir gazete yazısının sınırları içinde kalalım ve bu mucizenin nasıl gerçekleştiği sorusuna yanıt arayalım. Büyükelçi Narayanan ile konuşurken bu gelişmenin “iyi yönetim” (good governance) ile mi sağlandığını sordum. Hiç duraksamadan “Evet!” dedi. 1950’lerde Nehru’nun muazzam bir kalkınmanın temelleri attığını, daha o yıllarda Amerika’nın ünlü MIT üniversitesini Hindistan’a getirdiğini, ondan sonra gelenlerin de gelişime devam ettiklerini, özellikle Rajiv Gandi’nin ne kadar önemli işler yaptığını bu günlerde daha iyi anladıklarını söyledi. Doğru hükümet, doğru strateji ve doğru yatırımlar. İşte Hindistan mucizesinin sırrı burada. Haddimi biraz aşarak Sayın Büyükelçi’ye bu iyi yönetimde “İngiliz etkisi” bulunup bulunmadığını sordum. “Hayır!” dedi, “Elbette ki Hint liderlerinin çoğu İngiltere’de eğitim görmüşlerdi ama onlar her şeyden önce birer Hintliydi. Bizim beş bin yıllık bir tarihimiz var. İngilizler ise Hindistan’da sadece iki yüz yıl kaldı. “Ben kafamda Hindistan Türkiye karşılaştırmaları yapıyorum. Belki siz de yapmak istersiniz diye bu bilgileri paylaşmak istedim.