Murat Demirel olayı giderek, bir bankanın içinin
boşaltılmasından daha önemli bir boyuta, top-
lumsal bir hesaplaşmaya doğru gidiyor.
Köşe yazarlarını okuyorum, toplumun gösterdiği tepki-
lere bakıyorum, okuyucu mesajlarını inceliyorum ve görü-
yorum ki; mevcut düzenin devamından yana olan bir
avuç kişi ile, artık bunun değişmesini isteyen geniş kitleler
karşı karşıya gelmekte.
Ve temel ayrımın simgesi de Murat Demirel.
Çünkü Murat Demirel olayı "nepotizm"i temsil edi-
yor. Yıllardan beri, iktidarı elinde tutanların bu ülkenin ka-
nını emmesi, kaynaklarını sömürmesi ve bu zenginlikleri
eşine dostuna peşkeş çekmesi alışkanlığının su yüzüne çık-
mış hali.
Herkesin bildiği gibi gösterilen ilginin ve yoğunlaşan
tepkilerin nedeni bu.

★★★
Murat Demirel'in amcası, 9. Cumhurbaşkanı Sü-
leyman Demirel, Egebank'a el konulmasından
dokuz ay önce ona kefil olmuş ve Azerbaycan Cumhur-
başkanı Aliyev'e, onun için tavsiye mektubu yazmış.
Mektup aylar önce önce bazı gazetelerde yayınlanmış-
tı. Murat Demirel olayından sonra Emin Çölaşan bu
mektubu yine gündeme taşıdı. Sabah gazetesi haber
yaptı ve son olarak da Süleyman Demirel'e hakaret et-
tiği iddiasıyla hapis cezasına mahkum olan Meral Tamer,
tarihi bir belge olduğu ve unutulmaması gerektiği uyarısıy-
la alıntıladı.
Mektubun bir bölümünde Süleyman Demirel şöyle
yazıyor:
"Aziz Cumhurbaşkanım, Aziz Kardeşim,...
...Banka sektöründeki tecrübeli, muteber bir
işadamı olarak dürüstlüğünden şüphe duymadı-
ğım Sayın Murat Demirel'den yakın ilgi ve desteği-
nizi esirgemeyeceğinizden eminim."
Süleyman Bey bu mektubu Türkiye Cumhurbaş-
kanı sıfatıyla yazıyor. Bu ülkenin kendisine verdiği yetkile-
ri, yeğenini zengin etmek için kullanıyor. Onu, müttefik bir
ülkenin Cumhurbaşkanına tavsiye ediyor. Eğer Murat
Demirel şaibesiz ve çok dürüst bir işadamı olsa bile yap-
tığı şey hatalı.

***
Türkiye'de yeni rüzgârlar esiyor.
Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanı seçilmesi
ve hukukun üstünlüğü kuralını vurgulaması ile iyice belir-
ginleşen bu rüzgâr, temiz ve şeffaf siyaset özlemini yansıt-
makta.
Dileğimiz, zaman zaman kasırgaya dönen bu rüzgarın,
bugüne kadar birikmiş bütün pislikleri önüne katıp sürük-
lemesi ve Türkiye'yi utanç duymadan yaşanılacak çağ-
daş bir ülke konumuna kavuşturması.
Kamuoyu, Murat Demirel davasının takipçisi olmalı.
Olmalı ki sıra ötekilere de gelsin!