Demokrasinin kendisini düzeltmeye başlaması Türkiye’yi ferahlattı, umutsuz yüreklere su serpti. Yaşadığımız; tarihi bir seçimdi ve bu seçimin ileriye dönük pek çok getirisi olacak. Her şeyden önce Türkiye, sorunlarını demokratik bir ortamda çözebileceğine güven duymaya başladı. Artık kimse ne darbelere bel bağlar, ne olağanüstü dönemlere, ne muhtıralara. Sorunlarımızı çözmenin tek yolunun demokrasi olduğu gerçeği, herkes tarafından anlaşılmış olmalı. Halkın önüne düzgün adaylarla çıkıldığı zaman neler olabileceğini gördük. İstanbul gibi zor bir bölgede Kemal Kılıçdaroğlu harika bir sonuç aldı. İzmir’de Aziz Kocaoğlu rekor kırdı. Hepsini candan kutluyorum. Ama asıl kutlamak istediğim ve umut bağladığım birisi var. Mustafa Akaydın. Mustafa hoca, Antalya gibi önemli ve dünyanın vitrinine çıkmış bir kentte neredeyse bir mucize yarattı. Sevilen ve kazanacağına kesin gözüyle bakılan AKP’li Başkan’ı ve onun arkasında duran Başbakan’ı devirdi. AKP’de derin bir hayal kırıklığı yarattı. Kısacası Aşil’i topuğundan vurdu. Şimdi hocanın elinde müthiş bir fırsat var. Antalya’da yapacağı icraatla, sol bir belediyenin nasıl çalışabileceğinin, kentte nasıl bir kardeşlik yaratabileceğinin, ne gibi müthiş projelere imza atabileceğinin bir örneğini sunmak. İnanıyorum ki artık Türkiye’nin gözü kulağı Antalya’da olacak ve bu kentte elde edilecek başarılar, Türkiye iktidarı için bir model oluşturacak. Sosyal demokratlar iktidarı, belediyeleriyle kaybetmişti. 1989 seçimiyle elde ettikleri belediyelerde o kadar kötü, beceriksiz ve şaibeli bir yönetim sergilediler ki halkın sosyal demokrasiden sıtkı sıyrıldı. O boşluğu da Refah Partisi doldurdu. Şimdi Mustafa Akaydın yönetimindeki Antalya tam tersi bir model oluşturabilir ve sola kaybettiği itibarı iade edebilir. Mustafa Akaydın’ın omuzlarında böyle önemli bir sorumluluk var şimdi. Hem güçlük hem de müthiş bir fırsat. Ben inanıyorum ki hoca bu işten alnının akıyla çıkacak ve Türkiye’ye yeni, bilimsel bir sol model sunacak.