Savaşa giriyoruz diye borsa yükseliyor Geçen hafta mecliste yaptığım basın toplantısının bir bölümünde, Irak kararıyla ilgili üç büyük tehlikeye dikkat çekmeye çalışmıştım. Demiştim ki:1. Irak’ın bir kan gölüne döndüğü, İsrail’in Suriye’ye saldırdığı, İran’ın nükleer çalışmalarından dolayı uluslararası baskı altına alındığı bir dönemde Türkiye Cumhuriyeti kanlı Ortadoğu denklemlerinin içine çekiliyor.2. Müslüman bir ülke sıfatıyla Amerikan işgal kuvvetlerinin yanında yer alarak El Kaide başta olmak üzere bütün militan İslami grupların hedefi haline geliyor.3. Irak’ta yaşanacak Türk-Kürt çarpışmalarının, Türkiye’deki Kürt sorununu içinden çıkılmayacak boyutlara taşıması riski göze alınıyor.Bu görüşleri dile getiren sadece ben değildim elbette. Türkiye’nin neredeyse tamamına yakını böyle düşünüyordu.Hâlâ da düşünüyor. Ama hükümet asker göndermekte kararlı.Bağdat’taki büyükelçiliğimizin önünde patlayan korkunç patlayıcı yüklü araç bile bu kararı değiştirmeye yetmeyecek.Ama görüyorsunuz; daha yazılanların mürekkebi kurumadan ve asker yola çıkmadan, Türkiye boy hedefi haline geldi.Bu eylemlerin Irak topraklarıyla sınırlı kalıp kalmayacağı da belli değil.Dün yakın bir dostum dedi ki: “Bu kadar tehlikeli bir bölgede, böylesine büyük bir ülke olunca İsviçre gibi davranma lüksüne sahip olamıyorsun.”Bu söz doğru olmasına doğru, koşullanmız İsviçre’ye benzemiyor.Ama İkinci Dünya Savaşı’ndaki İnönü çizgisi gibi daha akıllıca politikalar izleyebilirdik.O zaman da dünya yanıyordu, Türkiye savaşa girme konusunda ağır baskılar altındaydı, Alman ordusu sınırlarımıza dayanmıştı, komşu ülkeler işgal altındaydı ama Türkiye kendisini bu felâketten korumasını bildi.Şimdi borazan çala çala, kimsenin sahip çıkmadığı, savunmadığı, Birleşmiş Milletler’in kınadığı, Amerika’nın önemli müttefiklerinin bile asker göndermediği bir savaşa gidiyoruz.İster istemez Enver Paşa’nın yangından mal kaçırırcasına Odesa’yı bombalatmasını düşünüyorsunuz.İşin en garibi de savaşa giriyoruz diye borsanın yükselmesi.Ne garip bir ülke oldu Türkiye!