Geçen çarşamba New York Üniversitesi’nde katıldığım açık oturumun konusu, artık meşum ünü sınırlarımızı aşan “töre cinayeti” idi. Bu konudaki soruları Wall Street Journal’ın sivri dilli gazetecisi Robert Pollock sordu. Konuşmaya Almanya’da yaşayan sosyolog Necla Kelek ve Hintli yazar Ritu Menon da katıldı. Pollock’u, AKP iktidarını hop oturtup hop kaldıran yazılarından hatırlarsınız. Amerika “töre cinayeti” kavramıyla yeni tanışıyor ve bu akıl almaz suçun niteliklerini öğrenmek istiyor. Orada sonbaharda yayınlanacak olan “Mutluluk” romanımda bu konu işlendiği için de her gittiğim yerde beni soru yağmuruna tutuyorlar. Hem üniversitede, hem de diğer platformlarda konuyu değişik yönleriyle ele almaya ve anlatmaya çalıştım. Öncelikle vurguladığım, bu insanlık suçunun Amerikalılarda uyandırdığı dehşet duygusunun, Türkiye’deki milyonlarca kişi için de geçerli olduğuydu. Bizler de onlar kadar şaşırıyor ve bir ailenin soğukkanlılıkla kendi kızını öldürme kararı almasını kavramakta güçlük çekiyorduk. Üniversite konuşmasına, bu suçun “kadına karşı suçlar” kapsamında ele alınması gerektiğini de ekledim ve Avrupa Konseyi’nin bu konudaki raporundan bazı sayılar sundum. Bazı okurlarım o korkunç raporu bu köşede ayrıntılarıyla duyurmuş olduğumu hatırlarlar. Ne yazık ki dünyada kadına karşı şiddet durmuyor. En ileri, en gelişmiş ülkelerde bile bu konuda dehşet verici sayılarla karşılaşıyorsunuz. Mesela Almanya’yı ele alalım: Orada yaşayan Müslüman Türkler arasında töre ve kıskançlık cinayetlerine rastlanıyor ama Almanların eli de bu konuda temiz değil. Avrupa Konseyi raporuna göre her yıl ortalama 300 Alman kadın eşi tarafından öldürülüyor. Bu sayı diğer “uygar” Avrupa ülkelerinde daha az değil. Birçok ülkede kadınların yarısı eşi tarafından şiddete maruz bırakılıyor. Konuşma, TCK’da bu konuda yapılan yeni düzenlemeler ve sivil toplum kuruluşlarının çabaları kunusunda verdiğim bilgilerle sona erdi ve soru cevap bölümüne geçildi. Gördüğüm kadarıyla Amerikan toplumu bu konuya giderek daha yakın bir ilgi duyuyor. Bu insanlık suçunu ne kadar açığa çıkarır ne kadar çok kişiye duyurursak o kadar iyi.