AKP iktidara geldiğinden bu yana Türkiye’nin gündemi acaba nasıl bir seyir izledi?Bülent Tanla bu sorudan yola çıkarak çok ilginç bir araştırma yapmış. Araştırmanın sonuçlarını geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı yaparak kamuoyuyla da paylaştı.Araştırma 2003-2005 yılları arasında üç yıllık bir dönemi kapsıyor. Tanla ve arkadaşları TBMM arşivlerinden yararlanarak Türk basınının tirajının yüzde 93’ünü oluşturan 11 gazetenin günlük manşetlerini (toplam 11.900 başlık) taramış ve 156 hafta boyunca Türkiye basınının gündemini oluşturan konuları saptamışlar.Böylece, hem medyanın, hem hükümetin, hem de genel olarak Türkiye’nin 3 yıllık gündemini, onları 3 yıl boyunca en çok nelerin meşgul ettiği bulmuşlar. Araştırma sonuçları şöyle: 35 hafta boyunca Irak savaşı, 26 hafta boyunca AB-Türkiye ilişkileri, 23 hafta boyunca Kıbrıs sorunu, 21 hafta boyunca yolsuzluklar ve ihaleler, 18 hafta boyunca PKK ve terör, 16 hafta boyunca ABD ile kriz ve ilişkiler, 13 hafta boyunca türban, imam hatipler ve Kuran kursu konuları, 13 hafta boyunca Uzanlar sorunu; 10 hafta boyunca YÖK yasası ve gerilimi, 8 hafta boyunca mafya ve çeteler, 7 hafta boyunca AKP – TSK/MGK gerginlikleri gündemi oluşturmuş. Bülent Tanla, basın açıklamasında bu konu dağılımını üç temel noktaya dikkat çekerek yorumluyor:1. Türkiye’yi dış olaylar yönlendiriyor. 2. AKP’nin stratejisi gerginlik yaratmak.3. Türkiye ile halkın gündemi farklı.Düşünün ki toplam 100 hafta boyunca en çok Irak, AB, Kıbrıs ve ABD konuşmuşuz. Yani temel konularımızdan, sorunlarımızdan uzaklaşmışız. Dış politika, yurt içinde olanları, iç politikadaki gelişmeleri ikinci plana atmış, adeta unutturmuş.Temel ekonomik sorunlar medyada yer bulmamış. Halkın işsizlik, geçim sıkıntısı, sağlık gibi en önemli sorunları medyanın gündemine neredeyse hiç girmemiş. Ancak öyle görünüyor ki üç sene boyunca gündemimizi oluşturan Irak, ABD ile ilişkiler, AB, Kıbrıs, PKK ve terör, yolsuzluklar gibi konular daha uzun süre bizleri meşgul etmeye devam edecek. Ne yazık ki bu konuları çok konuşmuş olmamız onlarla ilgili herhangi bir ilerleme, olumlu bir gelişme olduğu manasına gelmiyor.