Hayvan isimleri kültürden kültüre saygınlık farkı gösterir. Mesela bizde bazı çocuklara hayvan adı konur ama sadece belli hayvanların. Mesela bir çocuğa Aslan, Kaplan, Kartal, Ceylan adı konulmasının hiçbir sakıncası yoktur ama kimseye “Ayı” diye bir isim koyamazsınız. Alman ve İskandinav kültüründe ise “Björn” yani ‘ayı’ saygın bir isimdir. Ayı ismi taşıyan başbakanlar, Björn Borg gibi ünlü sporcular vardır. İsveç meclisinde kalkıp “Sayın Ayı’nın biraz önceki konuşmasında değindiği…” vs. gibi şeyler söyleyebilirsiniz. Burada söylerseniz kan çıkar. Bizde insanlara maden ismi konulduğu da çoktur: Demir, Çelik, Bakır.
Türk kültüründe köpek çok aşağılanır. Eski dilde kelb denirdi, şimdi ancak köpek ya da it diyebilirsiniz. Hepsi kötü, hepsi aşağılama amaçlı. Mesela “kedi” bir hakaret değildir, hatta bir övgü tonu da taşıyabilir ama “köpek” ağır bir hakaret anlamı içerir. Birisine söylerseniz mahkûm olursunuz. Türkiye’de köpeğine aile büyüklerinin adını koyan var mıdır? Hiç sanmıyorum. Ama Amerika’da bu iş bir “onurlandırma” sayılıyor. Mesela, Obama ailesine Senatör Ted Kennedy tarafından hediye edilen köpeğe konulan “Bo” ismi böyle bir onurlandırma merakından doğmuş. Michelle Obama’nın babasının aile arasındaki ismi Bo imiş. Bo Diddley adlı bir rock şarkıcısına hayranmış. Diddley 2008 yılında ölmüş. Obama ailesi de yeni köpeklerine Bo diyerek hem rahmetli babalarının, hem de hayranı oldukları sanatçının adını onurlandırmak istemişler. Ülkeler arasındaki kültür farkları ne tuhaf değil mi?
